Etiket arşivi: Adnan Oktar

İstanbul yakar adamı…


Yine önünü, sonunu hesap etmediğin işlere kalkışıyorsun. Tek davaya, emrindeki bin tane kripto ve mason hakimi görevlendirsen bile, Türkiye’nin dibe vurmuş ve ele geçirilmiş guguk sistemini, senin ve örgütünün başına yıkarım. Akllı ol… Hukuk varsa bu ülkede, zaten masumiyetim ve bütün davalarımı ayarından çıkarttığın, bunun için çok sayıda kripto kimlikli devlet/adalet görevlisini seferber ettiğin ama yine de eline ayağına dolaştırdığın, açıkça meydanda… Bir rapor işini bile hallettiremedin, rezilliğinin, acizliğinin tezahürü olarak ortada kaldı. Hukuk sistemi guguk sistemine dönmüşse eğer, kimsenin başı bedava değil. Öde bedelini önce, sonra alabiliyorsan al başımı… Benim ülkemde, bu kadar pisliğine, ispatlı suçlarına ve suç kapsamındaki bağlantılarına rağmen sen hala benim devletimin adalet sistemiyle beni oyundan mı alacaksın, o kadar ucuz, o kadar kolay mı?

Ne arkandaki İsrail, ne İngiltere ne ABD ne de başka bir ülke seni o bataktan kurtarabilir. Sen battın, sen eridin, yok oldun. Teşkilatın da öyle… Seni de bitirdim ve bunu kabullen. Sana yine de “Guguk sistemi ile üzerime gelme” demiyorum. Sonunda ne olacağını iyice bil, öyle gel.

Adnan Oktar suretinde imal edilmiş o biyonik robot senin tabutun olur. Seni o biyonik robottan, biyonik robotu senden ayrıştıramazlar. Onun içindeyken yanar, erir, köz olur da onunla kaynaşırsın. Akıllı ol, yoksa seni yeraltı sistemleri de elimden alamaz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türkiye Kedicikler Cumhuriyeti Karaparacı Anonim Şirketi

Bir ‘kedicik’in daha makamı yükseldi

Togg bünyesinde finans ekiplerine liderlik yapan ve Adnancı ‘kedicik’ olduğu bilinen İrem Sadıkoğlu, Finanstan Sorumlu Üst Seviye Yönetici (CFO) olarak atandı.

Kedicikler her yerde…

Kedicikler en namussuzca işlerde vazifelendiriliyorlar. Kural/sınır tanımaz tarzlarda onlardan istifade ediliyor. Gerektiğinde “yatak casusluğu” bile yapıyorlar. Her türlü şantaj, montaj, ayar çekme operasyonlarında değerlendiriliyorlar. Araştırıldığında çoğunun diplomaları ve eğitimleri de sahte çıkıyor. Belli başlı makamlara getiriliyorlar ve Adnan’ın emriyle “devlet içinde devlet” ya da bilinen diğer adıyla “paralel devlet” olmaya devam ediyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Doğanay, hemen battı

Doğanay, hemen battı Hyperloop sistemi bile bu kadar hızlı geri gidemiyor. Bunların sistemi, bildiğimden de daha berbat, güçsüz bir sistemmiş. Şu bildirimlerde görünen tweetler artık yok, çünkü profiline bir haller olmuş. Daha hiçbir şey dememiştim, sormamıştım, anlatmamıştım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Köşeye sıkışan Seyfettin Alkan’dan kaçamak cevaplar

Şu tavra bakınız… Bunca somut deliller, bunca acı acı gerçekler var ama beyimize göre iftiralar varmış, Allah ve resulü ve hazret-i üstazımız cevaplarını, karşılıklarını verecekmiş. Seyfettin’e şöyle denilmesi şart olmuş: “Sen koca Seyfettin Alkan değil misin? Bunca ilmi boşuna mı okudun ve bu cemaatin en önde gelen ilim sahibi ve ayrıca yaş/tecrübe sahibi kişilerinden biri değil misin? Dünyanın her yerinden hizmetteki kardeşlerimiz ilmi meseleleri seni arayarak soramıyor mu? İşine gelen ilmi meseleye cevap verip işine gelmeyenlere böyle mi karşılık veriyorsun? Hocalık bu mu? Geçtik, müslümanlık bu mu? Geçtik, insanlık bu mu? Ne demek ben bu konuların muhatabı değilim? Bu kardeşlerimiz sana sormayacaklar da İngiltere Kraliyet ailesine mi soracaklar? Beraber çalıştığınız Adnan Oktar suç örgütüne ya da Milli İstihbarat Teşkilatına ya da türlü terör ve ihanet örgütlerine mi soracaklar? Bu nasıl bir saçmalıktır, üçkağıtçılıktır, hukuksuzluktur böyle? Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?”

Ha bu arada Seyfettin Alkan’ın, meşhur dondurma markası olan Mado’nun ortaklarından biri olduğunu bilmeyen yoktur. Geçenlerde Doğu Türkistan meselesinde tam bir Türk/İslam düşmanı gibi davranan ve açıklamalar yaparak milletimizim tepkisini de üzerine çeken Mado’nun diğer ortaklarını bilenler, araştıranlar var mı? Yahudiler, Ermeniler ve masonlar mı o diğer ortaklar? Seyfettin Alkan’ın başka nerelerde yatırımları, para işleri ve bağlantıları var? Bunları kimse araştırmayacak mı, her şeyi biz mi yayınlayacağız? Daha mühimi, çocukça yaşlardan beri ilim, hizmet yolunda olduğu anlatılan Seyfettin’in bu mal varlığına ne vesilelerle, nasıl, kimlerin aracılığıyla ulaştığıdır. Bu da devletimizin adli makamlarının artık tahkikat yaptırması gereken bir meseledir. Hala bu yaşananlara seyirci kalan adli yetkililerin tamamı görevini yapmamak ve bu türlü türlü vahim suçları ve suçluları korumakla da itham edilerek yargılanacaklar. Vatan hainlerinin yargılandıkları davalarda yargılanacaklar ve idam edilecekler. Bunların hiçbirine ceza evlerinde bu milletin vergileriyle bakılmayacak. Bu devlete ve millete bir kuruş daha zarar ettiremeyecekler.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Adnan Oktar’ın gizli çocukları mı var


Geçen gün pencereme bir kuş kondu. Öttü, seslendi, dikkatimi çekti. “Acıkmıştır, yanına gidip bir şeyler vereyim.” derken birden dile geldi.

“Sana çok mühim haberler getirdim” dedi. Hemen mevzuya girdi.

“Adnan Oktar’ın bu alemde çok sayıda çocuğu var. O herif onlarca sene boyunca sayısını bilemeyeceği kadar kadınla cinsi münasebet kurdu. -Benim dünyanın her yerinde çocuklarım olmalı- diyordu. O zamanlar da megalomandı. Kendini ulaşılamaz bir güç seviyesinde görüyor ve herkesin karısına, kızına bir defalık bile sahip olmayı kendi hakkı olarak görüyordu. Bu kadınlar, daha çok mühim gördüğü ailelerin, teşkilatların mensubu olan kadınlardı. Şu günümüzde meşhur kişiler arasında ve mühim yerlerde de bulunan bazı kadınlar ve bazı erkekler arasında Adnan Oktar’ın çocukları da var. Bunlar, aslında Adnan’a baba da diyorlar. Nüfus kaytlarında babaları başkaları gözükse de bu insanlar aslında babalarının Adnan Oktar olduğunu biliyorlar.” dedi.

Ben araya girdim “Bu böyle olmaz, bu bilgiyi veriyorsan, o çocukların isimlerin, soy isimlerini, bulundukları ülkeleri, şehirleri, çalıştıkları kurumları ya da firmaları da vermen lazım” dedim. “Bak, şimdilik şunu söyleyebilirim ki sizin cemaatin şu andaki lideri olarak görünen Alihan Kuriş dahi Adnan Oktar’a baba der. Gülderen’in gençliğini daha iyi araştırmanız, soruşturmanız lazım. Ben yine geleceğim” dedi ve hiç beklemeden uçtu gitti.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi