Mehmet Fahri Sertkaya tarafından yazılmış tüm yazılar

Bence kestirme yoldan gidilmeli, siz ne diyorsunuz?

Tayyip’in, İran cumhurbaşkanı Reisi ile yaptığı telefon görüşmesi de pek hayırlara alamet değil. Türkiye için hayırlı bir görüşme olmadı. Tayyip köşeye sıkışmış durumda. Ukrayna’yı kurtarayım, Avrupa’ya uşaklık edeyim derken Türkiye’yi gereksiz ve vahim sıkıntıların içine düşürdü. Doğalgaz sorunu da devam edecek gibi görünüyor. Bu nedenle çok çok yakında, Türkiye’nin büyük şehirlerinde uzun süreli elektrik ve doğalgaz kesintileri görülecektir. Böyle olmasın diye, öncelikle büyük şehirlerin çevresindeki illerin elektrik ve gazları kesilecektir. Ne yapılırsa yapılsın, Tayyip bu ahmakça siyasetinin, batıya kulluk etmenin bedelini ağır bir şekide öderken, ne yazık ki millete de ödetecektir.

Türkiye’nin her bir şehrinde, uzun süreli elektrik ve doğalgaz kesintilerine hazırlıklı olmak gerekiyor. Ya da kestirme yoldan gidilebilir ve bütün Türkiye ayaklanıp da şu hainleri ayaklarının altında ezebilir.

Bu arada, Tayyip’in kurtarmaya çabaladığı Avrupa da Tayyip’ten farklı halde değil. Macron’un Rusya’da gördüğü muamele, Macron’un şahsına yapılmadı. Macron orada Avrupayı temsil ediyordu ve o ezici, o aşağılayıcı muamele Avrupaya yapılmış oldu. Böylelikle bütün dünya, dünya siyasetinin merkezinin Türkiye ve vatanseverler olduğunu, istediğimiz her konuda dengeleri değiştirebilecek güçte olduğumuzu bir kez daha çok açık, çok somut şekilde görmüş oldu.

Kurtarılabilecek bir batı dünyası yok. NATO da yok. AB de yok. ABD de yok. Hepsi de çoktan battılar ama hallerini gizlemeye, açık etmemeye çabalıyorlar. Türkiye’de halk, başındaki bu batı yanlısı hainleri devirip cezalandırmadıkça, bunların hainlikten ve zarar vermekten geri duracağı da yok, Türkiye’nin sorunlarını çözebileceği de yok. Öyle ise gerçekçi olunmalı ve artık bir karar verilmeli.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

.

Kapatıldı, kapatılıyor

Bilinci büyük oranda kapalı şekilde dördüncü kattaki balkondan düşen Kübra Ece vakası da arka plandan malum yerlere çıkıyor. Sistem, büyük bir gayretle bu vakayı da kapatmaya çabalıyor.

Kübra Ece vakasının arkasından da fuhuş, uyuşturucu, dijitalin işi, kadın kaçırma gibi kara para işleri çıkıyor. Adnan Oktar suç örgütü çıkıyor. Mason tarikatı çıkıyor. Adnancıların karışıp kaynaştığı AKPKK teşkilatları çıkıyor. Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz çıkıyor. İstanbul Emniyet Teşkilatından kara paracı müdürler, amirler çıkıyor. Benzeri diğer vakalarda olduğu gibi bu vaka da saçak gibi Ankebut Ağının kısımlarına çıkıyor. Neler yaşandığını meydana çıkartmakla vazifeli resmi yetkililerin de Ankebut Ağı mensubu kişiler olduğu, konunun kapatılmaya çalışıldığı ortaya çıkıyor.

Sonra bir bakıyorsunuz, basında ve medyada “kadına şiddet durdurulsun” diye gürültüler. Ne hale getirilmiş şu memleket ki o türlü çıkışları yapan basın ve medya mensupları da Ankebut Ağının mensupları… Böyle vakalarda neler döndüğünü, arka plandaki vahim, çok vahim hakikatleri bilen kişiler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bu da şimdilik burada dursun…

Zamanı gelince geriye döner, tabirini de yazarım.

“İki gun oncede gokyuzunden yeryuzune ray sistemi kurulmus gordum uzerinde tren vagonlari gokyuzunden yeryuzune dogru geliyor ,,uzerinde arapcami gibi yazilar vardi ,,,ablama gosteriyorum nak diyorum mfs abiye cephane geliyor gokyuzunden,,,,,sonra eve kosuyoruz karisik bi kosusturmayla kara delik gibi bir hortum pesimize dusuyor sonra camdan bizi icine cekmeye calisiyor saklan diyorum saklaniyoruz”

Mehmet Fahri Serkaya | Akademi Dergisi

İlk müslümanlar, Peygamberimiz (sav) ve ona ilk tabi olanlar değildir.

İlk müslümanlar Adem babamız, Havva validemiz ve Adem aleyhisselamı ilk insan ve İslam dininin ilk peygamberi kabul eden evlatlarıdır. (Bu meselenin tasavvufi izahı da vardır ve aslında ilk insan ve ilk peygamber, peygamberler peygamberi hz. Muhammed Mustafa -sav-dir ama bu kısımlar derin ilim gerektirir.)

Adem aleyhisselamdan bu güne kadar devam eden dinin adı İslam’dır ve İslam dini bu dünyanın ve bütün alemlerin(üzerinde hayat bulunan diğer dünyaların da) tek hak dinidir.

Allahü Teala bu dünyaya ve başka dünyalara, ayrı ayrı dinler göndermemiştir. Dünyamızdaki 124 bin peygamberin tamamı İslam peygamberi idi.

Musa aleyhisselamın Musevilik diye bir dini yoktu. O da İslam peygamberiydi.
İsa aleyhisselamın İsevilik-Hristiyanlık diye bir dini yoktu. O da islam peygamberiydi.

Din tek, peygamberleri ve şeriatları(muamele hukuku) çoktu. Hepsinin inanç esasları tamamen aynıydı ve İslam’ın inanç esasları idi.

Musa aleyhisselamdan sonra, onun yolundan gittiğini iddia ederek sapıklık ve küfür üzere gidenlerin inancına “Semavi din” denemez. “Bozuk din” denebilir.

Şu an itibari ile de dünyamızda ve bütün diğer alemlerde, kurtuluşun yegane yolu İslam’a, Kur’an-ı Kerime ve Hz. Peygambere(sav) tabi olmaktır.

Bir musevi, bir isevi İslam’ı, Kur’an’ı ve Peygamberimizi duyar da iman edip tabi olmazsa, ebedi cehennemdedir ve bu tartışılamaz netlikte bir bilgidir. Bunun aksine inanmak, müslümanı da dinden çıkarır.

TV’larda, son yayınlanan kitaplarda ve dergilerde, belgeseller v.s. bu hususlara dair çok tuzaklar kuruluyor.

Bir insanın hayatında her ama her şeyden önce yapması gereken şey, itikad-inanç bilgilerini derhal doğruca öğrenmesidir. Yoksa tuzaklardan kurtulamaz ve helak olur.

Büyük alimlerden Ömer Nesefi hazretlerinin Akaid kitabı, asırlarca medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bayrak yayınlarından çıkan tercüme, gayet anlaşılır ve sade bir dille yazılmıştır. Şayet daha önce akaid bilgilerini doğru şekilde öğrenmedi ise, her müslümanın bu eseri ya da benzeri bir eseri anlayarak okuması farzdır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi