Mehmet Fahri Sertkaya tarafından yazılmış tüm yazılar

Büyük köpekler ve küçük köpekler

Kim Jong Un gibi modelleri çok iyi bilirim. Çok çabuk şişerler, çok çabuk patlarlar. Patlayınca da sadece kendilerine zarar verirler. Sonra kısa sürede ya unutulur giderler ya da her fırsatta lanetle anılırlar.  

Başkalarının köpekliğini yaparlar, idareleri altında bulunan halka da köpek muamelesi yaparlar. Kendilerinin her kemiğe kuyruk sallayan adi bir köpek olduğunu bildikleri için, herkesi kendileri gibi köpek zan ederler. 

Bulundukları insan toplulukları için de bütün dünya insanlığı için de tam bir baş belası olurlar. Böylelerini görüldüğü yerlerde derhal itlaf etmek, insanlığa hizmettir ve her insanın öncelikli vazifelerinden biridir. Oraya buraya sözde demokrasi ve insan hakları götürdüğünü iddia eden milletler arası teşkilatların ya da Amerika Birleşik Devletçikleri gibi teşkilatların, bu köpeklerden beklendiği kadar rahatsız olmayışı bile, aslında beraber beslendikleri içindir. Büyük köpek-küçük köpek ilişkisi…

Dünyanın gözleri önünde Yemen’de, Libya’da, Kuzey Kore’de ve daha sayması uzun gidecek yerlerde insan hakları da yerlerde… Lakin insan denemez Kim Jong Un gibiler de hala idarede… Çünkü vahşi batı, vahşi Çin ve vahşi Rusya, köpek beslemeyi, kullanmayı seviyor. İşlerine geliyor. Köpekler, köpeklerle beraber iş tutuyor. Akıllara zarar acılar, katliamlar, işkenceler, eziyetler yaşandı ve yaşanıyor ama dünya insanlığının önünde danışıklı dövüşler devam ediyor. İnsan parçalayan canavarlar koca bir milletin başında kalabiliyorlar. Ülkesini yarı kapalı ceza evine çevirerek, milletini Ankebut Ağının peyder pey nakite çevirmesine, organ işi dahil her şeye alet etmesine yarayan tasmalı bir köpek, sağda solda hırlayabiliyor. Meşhur bir Türk atasözüdür ki hırlayan köpekler ısırmıyor.

Kim Jong gibi, maşanın maşasının bilmem kaçıncı maşası bir köpekle uğraşmak istemem ama karşıma çıkamayan birileri maşalarını çıkarırlarsa, belki de maşalarından önce onları itlaf ederim. Anlaşılan o ki Kuzey Kore halkının da köpeklerden kurtarılmasının vakti geliyor. Çünkü İstanbul’un karşısına çıkartılmak istenen bir köpek daha cami duvarına işiyor. 

Kurtların ordusuna birkaç köpek ne yapsın…

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Çok dikkatli olma vakti

Elinizdeki altınları elinizde tutun. Altının düştüğüne aldanmayın. Neler döndüğünü bilmeyenler altınları satsınlar, ellerinden çıkartsınlar diye saha suni şekilde ayarlanıyor. Altınları toplamak istiyorlar. Haber verdiğim Avrupa/Euro krizi de çok yakın ama bu hususta da aldanmayın. Her şeye rağmen, kısa sürede çok büyük değer kaybettikten sonra Euro kendini biraz toparlayabilir. Lakin şimdiden şu gerçek kabullenilmeli ki ardından dolar kendini beklendiği seviyede toparlayamaz, toparlayamayacak. Kısa süre sonrasında dünyanın en güvenilir limanı Türkiye ve dünyanın en değerli/güvenilir parası Türk lirası olacak. Altın alış verişlerinde hilelere de şimdilerde daha çok dikkat edilmeli. Alınan altınlar gerçek değerlerinde mi araya başka madenler de katıştırılmış mı, artık bu husus çok çok daha dikkatli olunması gereken bir husus. En güvenilir görülen yerler bile, türlü hileleri, buldukları her fırsatta yapacaklar. Gözü açık olmayanların canlarını yakacaklar. Bir süredir Türkiye, Tayyip’in bastırdığı sahte dolarlarla doldu, şimdiden sonra sahte altınlara da çok dikkat etmek lazım. Avrupanın, ABD’nin, Rusya’nın, Çin’in hali de aynı ve son süreçte çok yüksek miktarda karşılıksız paralar bastılar. Bu sayede de büyük krizleri ötelediler. Mfs haklı çıkmamış da oldu güya… Şimdi ise krizler daha da şiddetli patlayacak, mani olamayacaklar. Bu şartlarda altınlarda hile yapmak da onların hiç kaçınmayacakları bir iş. Hatta sürekli su-i kast, intihar, şüpheli ölüm haberlerine de alışmak lazım. Para çalabilecekleri kritik konumdaki patronları ve bunların büyük şirketlerini harcamaktan bile çekinmeyecekler.

Kısa süreli ani değişiklikler kimseyi aldatmasın, altın güvenli liman…

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

İşte saha…

İran’da çıkan karışıklıklarla eş zamanlı olarak elektrikli araçların, kamyonların, TIR’ların tanıtımlarının artması, hep birbirleriyle bağlantılı. Hatta elektrikli araçlar için pil imal edileceğine dair haberlerin artması ve de 10 dakika şarjla yüzlerce kilometre yol gitmeye yarayacak pil teknolojisinin geliştirildiğinin duyurulması da hep birbirleriyle bağlantılı. Koç ailesi, tepeden aldıkları talimatlarla elektrikli araçlar için pil imal etme işine giriyor. Tayyip de zaten aynı yerden aldığı talimatlarla bu işlere giriyor. Bunlar ve benzerleri, İran’da karışıklıkların arttığı şu günlerde üst üste “müjdeli” haberlerini duyurdular, yayınlattılar.

Dünya üzerinde aslında petrol ve gaz tedarik sorunu yok. Elektrik ve doğal gaz faturalarının bu kadar şişirilmiş halde gelmesine sebep olacak sorunlar henüz yok. Bu kriz de suni bir kriz. Aldatmalarla, yalanlarla, milletler arası dolandırıcılık yapan bir avuç mason tarafından kasıtlı olarak oluşturuldu. Bunu yapmalarında pek çok maksat var ama bir maksatları da elektrikli araçları yaymak, çok satmak.

Aslında uzun zamandır buna hazırlanıyorlardı, son zamanlarda ben elektrikli araçların aslında sorunlu araçlar olduklarını, anlatıldıkları gibi olmadıklarını, hala vahim seviyede pil sorunlarının devam ettiğini, yakın geleceğin araçlarının elektrikli/pilli araçlar olmayacaklarını v.s. anlattıkça işleri bozuldu. Sahayı istedikleri gibi kontrol edip yönlendiremediler ve hep zarar ettiler, ediyorlar. Şu andaki teknoloji seviyesiyle yapılmış elektrikli araçları satın almak, bir çeşit nitelikli dolandırıcılık faaliyetinden mağdur olmak demektir. Ankebut Ağının seve seve yaptığı şey de zaten dünya insanlığını her türlü zarara uğratan faaliyetlerdir. Gerçek hukuk devletlerinin, şu andaki pilleriyle ve sistemleriyle elektrikli araçların satışına izin vermesi mümkün değildir.

Zamanı geldikçe meseleleri daha da açar anlatırım. İyice bilinmeli ki Güney Azerbaycan’ın yer altı ve yer üstü zenginliklerinin bundan böyle batı dünyasına, İsrail’e ve yine Ankebut Ağına bağlı olan malum Asya ülkelerine peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğim. Putin’in, Tayyip’in, Paşinyan’ın, Aliyev’in bu bölgede Ankebut Ağının menfaatine olacak şekilde işler çevirmelerine izin vermeyeceğim. Bölge halkını daha fazla acılara, zulümlere sürükleyecek olan ve gerçekte olduklarından çok farklı şekilde insanlığa anlatılan projelere izin vermeyeceğim.

Trilyonlarca dolarlık şirketleri batırmam gerekiyorsa hatta ABD, Rusya ve Çin’i aynı anda parçalara ayırmam gerekiyorsa bile bunu yaparım ama söz konusu planların uygulanmasına izin vermeyeceğim.

Şimdi herkes aklını başına alsın, gerçekleşmeyecek planlar peşinde koşmaktan vazgeçsin, Güney Azerbaycan’dan da elini çeksin ve orayı Türkiye’ye dahil edeceğim. Bu hamlemin içinde ayrıca oyunlar kurmak isteyenlere de izin vermeyeceğim. Çatışmak ya da uzlaşmak isteyenler için işte saha…

isteyenle çatışacağız, isteyenle de karşılıklı olarak tansiyonu düşüreceğiz.

| Mfs – Plan bozan – Akademi Dergisi

George Soros!

Boşuna uğraşıyor ve faydasız yere kan döküyorsun.

Senin o kanlı ellerin Türk/İslam dünyasının üzerinde gezdikçe, en çok da Türkiye ve Türkistan (Türk dünyası) üzerinde gezdikçe, her seferinde iki elini birden kıracağım.

Bu eli de ben aldım, sen kaybettin. Senin gibiler kaybettiler. Hak ettiğim üzere ben Güney Azerbaycan’ı alıyorum. Pislik çıkartmayın. Mağlubiyetinizi kabullenin ve geri çekilin. Çekilmezseniz de siz bilirsiniz.

Eskiden kaoslar size yarardı, şimdi bize yarıyor. Dökülecek kandan, yanacak candan ben mesul olmam. O halde ben öfkelenirim ve dünyanın dört bir yanında size bunun bedelini ödetirim.

Pislik çıkartmak kararındaysanız, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Çin, ABD ve Rusya’nın paramparça olmasına, buralardaki meşru ve gayr-i meşru bütün işlerinizin bir anda bozulmasına hemen hazırlanın. Belki de dünya, bu kadar çok liderin peş peşe devrildiğini ve bu kadar çok ülkenin peş peşe parçalandığını daha önce hiç görmemiştir.

| Mfs – Bilek kıran – Akademi Dergisi

Silaha silahla karışılık verilecek

İran genelinde sivil halka kurşun sıkılmasına, yaralanmaların ve ölümlerin olmasına asla kayıtsız kalmayız. Bu hususta söylenecekleri önceden söyledim. İş buraya gelirse ki geldi, bizler de silah kullanacağız. O halkı da örgütleyeceğiz, silahlandıracağız, mühimmat ve daha ihtiyaç duyulan diğer malzemeleri de sağlayacağız. Mülki, idari ve askeri amirleri göstere göstere vuracağız.

Bölge halkı da bilmeli ki şu Müslüman ve molla numarası oynayan gizli Hristiyanların ve Yahudilerin kontrolündeki İran’da… Devlet gücünün her türlü kara para işlerine alet edildiği ve can, mal, ırz emniyetinin bulunmadığı İran’da… İdarecilerin, halkın düşmanlarına, en çok da İngiltere ve ABD’ye çalıştığı İran’da… Yer altı ve yer üstü zenginliklerinin batı dünyasına aktarıldığı şu İran’da… Tam bir kara para cumhuriyetine dönüştürülmüş haldeki şu İran’da… Şu anda yaşanan şey bir vatan, millet müdafaasıdır. İnsanlık namına bir mücadeledir. Böyle bir anda kuvvet kullanılmayacak daha nerede kullanılacak. Böyle bir idarenin emirlerine itaat eden, böyle onurlu ve insanca bir mücadele veren halkın karşısına geçen, yetmeyip bir de silah kullanan bütün askerlerin, polislerin ve bunların amirlerinin vurulması caizdir hatta vaciptir. Orada hiç kimse, böylesine bir idareden yana olanlara karşı kuvvet kullanmaktan çekinmeyecek. Biz de dağlar gibi öfkemizle orada olacağız.

Güney Azerbaycan halkı yalnız değildir. Türkiye maddi ve manevi her türlü imkanlarıyla yanlarındadır. Başkalarının yaptığı gibi sözde “Barış gücü” oyunları oynamaya kalkacak kadar da yüreksiz, güçsüz değiliz.
Bu halkın her türlü ihtiyaçlarını karşılarken de gizli saklı işler çevirmeyeceğiz. Müdahalemiz zaten hukuka, insan haklarına uygun olan zaruri bir müdahaledir ve bunu yapacağız. Kim, hangi taraf, hangi devlet bu davranışımıza bir karşılık verebilecekmiş, ses/tepki versinler de ben onları bir göreyim…

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi