Vakti geldi…

“En az altı ülkenin liderleri yoktu. Çünkü …”

(Takipçi tarafından gönderilen bir rüya)

Hocam selamın aleykum. Bugun ruyamda Fransa’da bir kilise gördüm. O kilisenin içinde küçük Müslüman bir kız vardı. Orda ki kilisenin içinde de bir tane şifrenin çözümü vardı. O Müslüman kız birden rahibe yle konuşmaya başladı ve ona “gel Müslüman ol sen de kurtul” dedi ona. O da bu lafı söylemeye devam edersen seninle çok buyuk dusman olmaya devam ederiz dedi ve dövüşmeye başladılar. Bu kilise aynı zamanda okul olarak da kullanılıyormuş. Sonra ruya ın devamında sözde dunya liderleri olan o soytarıları gördüm ve en az 6 tane ülkenin lideri yoktu. Çünkü ülkeleri batmış. Merkeli gördüm ve soluna baktı 6 tane ülkenin olmadığını gördü sonra tamam boşlukları dolduralım dedi ve siniri bozuldu. Fransa yı orda göremedim o da boşluk olanlardan biriydi. Sonra Merkel korktu ve acaba sıra bizede mi geliyor dedi. Önce ki ruyamda da İtalya paramparçaydı ve her parçasında bir şifre vardı ve o şifreyi çözemiyolardı çünkü çözünce italyayı parçalamaktan koruyacaklardı ve Fransa’da ki bir kilisede sadece bir tane şifre olduğunun ruyasını gördüm. Yani hocam iki ruyayı birleştirdiğimde nasıl yorumlayabiliriz bunu anlayamadım? O şifreler ne manaya geliyor? O parçalanma, kilise, Müslüman kız, liderler toplantısı ne manaya geliyor çözümleyemedim?

Aşağı doğru okuyun, tabir yaptığım kısımları da okuyun.

“Ölüm dalgası olacak”

https://mfs.tv/2023/01/13/olum-dalgasi-olacak-ruya-tabirleri/

“Dağ gibi bir gemi, her yeri taştan” dediği şey, bütün dünyanın bildiği ve beklediği yeni lider…

Hep dediğim gibi, rüyada görülen deniz, devlet sistemi demek. O lider sahaya yavaş yavaş inecek ama yine de dalgaları yani tesiri çok büyük/güçlü olacak.


“Dağdaki çobanlar bile anladılar ki Biden ve Kamala çetesini çok yakında devireceğiz hatta devirdik de boşuna direnip uzatmaları oynuyorlar. “Pislik çıkartmayın” da dedik anlamıyorlar, biz sükuneti muhafaza ederek yol alıyoruz. ABD’yi istediğimiz şekle sokacağız ve dünya genelinde büyük dalgalanmalara da sebep olacağız. Dünyanın siyasi, askeri, mali dengelerini yeniden yazacağız, belirleyeceğiz. Hep söylediğim ya da yazdığım gibi, bu süreç çok gürültülü, sancılı olacak. Bütün dünya genelinde karışıklıklar olacak. Arada kan da dökülecek ve vebali üstüme olmasın diye de ağırdan aldım süreci, defalarca ikazlar yaptım.”

https://mfs.tv/2022/07/25/istanbul-washingtoni-deviriyor/

Gecenin zifiri karanlığında doğan güneş, dünyanın bildiği ve beklediği yeni lider demek.

Onun önünde görünen, onunla aynı hizaya girdiği için varlığı seçilemeyen ya da çok zor seçilen kişi de Türkiye’nin yeni resmi lideri. Beklenen büyük lider ile adeta kaynaşmış, tek vücut olmuş gibi davranacak.

Rüyanın aynı şekilde ama bu defa ABD’de görülmesi de aynı şeyi anlatıyor. ABD’nin yeni resmi lideri de beklenen büyük lider ile sorunsuz uyuşarak görev yapacak.

Yani Türkiye’nin ardından ABD’de de idareci değişecek, sistem değişecek, çok şeyler değişecek. O halde, bu süreçte Rusya’da neler olacak? Rusya yok mu olacak?

https://mfs.tv/2023/03/01/ay-o-ay-ruya-tabirleri/

Artık bazı kısımlarını daha açıkça yazayım…

Bazı kısımları yine kapalı kalsın.

Yeni dünya düzeninde öne çıkan iki ülke ve onlara uyan beş güçlü ülke…

Toplam yedi ülke, yedi lider, dünyayı bambaşka bir hale dönüştürmeye başlayacaklar. Dünyanın siyasi, askeri, dini, mali dengeleri onlardan sorulacak. Terzi dükkanı projeler demek, yatırımlar demek, yeni yeni sistemler geliştirmek demek. Ceza evi, mutluluk demek, takdir edilmek demek, milletler arası bir takdir görmek demek, projelerin milletler arası seviyede yapılacak olması demek.

O iki ülkeden biri ve başta geleni Türkiye… Ya ikincisi hangi ülke? ABD mi, başka bir ülke mi?

Rüyada, saat sekiz yönündeki kişi, Rusya’yı temsil ediyor. Rusya, iki lider ülkeden biri mi ya da diğer beş ülkeden biri mi? Yoksa oyun dışı mı kalacak?

Rüyadaki tesettürlü kadın, müslüman bir ülke mi? Rüyada ağlamak ve göz yaşı dökmek tam tersine çıkar. Çok sevinmek demektir. Ama ben o kadının davranışlarını samimi bulmuyorum. Ona kıymet vermiiyorum. Kadının kocası var ve ceza evinde yani projeleri yapacak ülkelerin arasında… Ona ulaşmaya çabalıyor ama rüyadan anlaşılan o ki bu kadının temsil ettiği ülke oyun dışı kalıyor.

Pekiyi, dünya üzerindeki bu kadar büyük ve bu kadar ani değişikliklere ne, neler sebep oluyor? Kıyamet öncesi kıyamet denilebilecek seviyede afetler mi?

https://mfs.tv/2022/09/28/yuz-binlerce-yilda-bir-yasanan-gok-hadisesi-ruya-tabiri/

Fransa, Türk ve İslam düşmanlığından taviz veremiyor mu? Bu nedenle de yatırımları, projeleri yapacak ülkelerin yanında olamıyor mu? Dolayısıyla yeni dünya düzeninin içinde olamıyor mu?

Fransa’dan sonra Almanya da hatalı karar alarak oyun dışında mı kalıyor?

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Tayyip’in palavralarına kimse itibar etmiyor.

Türkiye, Suriye’nin topraklarında, terörle mücadele etmedi, etmiyor. Etseydi, YPG, DSG, PKK, Nusra, ÖSO ve isim değiştirip duran diğer terör örgütleri, şimdiye çoktan yok olmuşlardı.

Orada terör, katliam, zulüm, yağma, sömürme, kaçakçılık kalmamıştı. Orada ABD, Rusya ve diğerleri de kalmamıştı. Hemen devamında da hem Suriye, hem Türkiye beraberce ve hızla güçlenmeye başlamıştı.

Hain Ankara hükumeti, terörle mücadele etmek yerine, İngiltere’nin, İsrail’in, ABD’nin, Rusya’nın ve bilinen diğer sömürgeci ülkelerin kuklası olarak Suriye’de bulundu, bulunuyor. BOP diye üzeri örtülen Büyük İsrail Projesi tamamen sonlanmasın, İstanbul’dan son darbeleri de almasın diye hala direniyor ve Suriye’den çıkmak istemiyor.

Suriye’de böyle sorunlar yoktu. Suriye’yi bu hale getiren zaten Ankara hükumetleri… Ve onu maşa olarak kullanan malum ülkeler, çevreler. Bunlar, en başından itibaren Suriye’de insan, organ, uyuşturucu, silah, petrol, maden kaçakçılığı için de bulunuyorlar. Kendilerini riske atmayarak Ankara maşasını öne sürüyorlar. Ankara, şu anda da Suriye’de o vahşi ülkeler, milletler için bulunuyor. Devletimizin bütün kurumlarını ve ordumuzu da bu lanetli işlere alet ediyor. Göçmen politikası da tamamen o ülkelerin menfaatlerine göre şekilleniyor.

Bu nedenle de Türkiye’nin başına belalar, sorunlar yağmaya devam ediyor. Kimsenin ettiği yanına kalmıyor. Bu akıl almaz vahşete, hukuksuzluklara, şeytanlıklara gerekli tepkiyi göstermemiş olan Türkiye’deki yığınlar bu sebeple de belalar içinde inlemekteler. Şu seviyedeki mali kriz bile çok büyük bir musibettir. Lakin Türkiye’de daha çok sayıda ve hepsi birbirinden vahim musibetler bir arada yaşanıyor.

Türkiye, başka ülkelerin ve başka dinlerin mensuplarının menfaatlerine göre bir siyaset izlemeyecek. Suriye’den çıkacak. İktiza ediyorsa, daha sonra, gerekli şartları da ayarlayarak, gerçekten terörü, zulmü ve örtülü işgali bitirmek için Suriye’ye girecek. Bu uğurda gerekiyorsa aynı anda Rusya, ABD ve İran ile harp edecek. Danışıklı da dövüşmeyecek, gerçekten harp edecek. Hatta gerekiyorsa dünya savaşını (armagedonu) çıkartacak. Zaten şuradan şuraya gidecek halleri bile yok, hepsi batak, bitik… Çıksın o büyük harp ve son darbeleri de bir an evvel alsınlar.

Türkiye, gireceği böyle bir harpte kesinlikle tek başına kalmayacak ve gerçek müttefikleri de olacak.

Hain Ankara hükumeti, istediği yöne gitmeyi tercih edebilir. Tercihlerine göre de sonuçlarını yaşar. Lakin Türkiye’nin yol haritası belli. Gerçekten hür bir ülke gibi yoluna bakacak.

On milyonun çok üzerindeki bedavacıların, vatansızların tamamını, bir iki hafta içinde sınır dışı edecek.

Onların nerelere gittikleriyle, başlarına ne geldiğiyle ilgilenmeyecek. İsterlerse hepsi doğuya ya da hepsi batıya ya da hepsi güneye gitsinler. İsterlerse ayrı gruplar halinde başka yönlere gitsinler. Tamamen kendi tercihleri… Kendileri güzelikle çıkmayanlar, hangi taraftan Türkiye topraklarına girdilerse, oradan dışarı atılacaklar. Türkiye’nin, bunları sınır dışı ettikten sonra başlarına ne geleceği ile ilgilenmek gibi bir mesuliyeti de yok.

Bunu hızlıca, çok çok kısa sürede ve gerekiyorsa sert tavırlarla yapan Türkiye, hemen ardından Suriye’den askerlerini de diğer bütün resmi ve gayr-i resmi görevlileri de çekecek. Bunu da şaşırtacak kısa sürede yapacak. Suriye için, BOP için bundan sonra bir kuruş dahi masraf edilmeyecek.

Suriye’den çekilmeyen taraflar da kendi sonlarını hazırlamış olacaklar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Geçti o işler, geçti, kaçtı…

Hemen kararlarınızı değiştirin. Sebep olduğunuz ani kırılma şartlarına ayak uydurun. Bunun böyle olmasını siz istediniz. Bu şartlarda verdiğim bunca şansa, üstüne yaptığım bu kadar ikaza rağmen, böyle bir ortamın oluşmasını kararlılıkla siz istediniz.

O Suriye’de ABD’nin, Rusya’nın, Türkiye’nin, İran’ın ya da başka herhangi bir ülkenin askerlerini de milislerini de teröristlerini de silahlarını da mühimmatını da uyuşturucularını da mafyalarını da görmek istemiyorum.

Kararlılığım gözler önünde… Önce TR’deki bütün sözde sığınmacıları def edeceğim. Sonra Suriye’yi de temizleyeceğim. Yatırım merkezi haline getireceğim. Yol oradan da buradan da dolaşırsa dolaşsın, ne kadar zaman alırsa alsın, ne kadar ülke batarsa batsın, bu dediğimi yapacağım.

Bunu yaparken, sizlerin oyun içinde oyunlar kurmasına, danışıklı dövüşlerle sıkıntılar çıkartmasına da izin vermeyeceğim.

Belki o Nahyan’ı da Suriye’nin en işlek caddelerinden birinin altına gömdürürüm.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Benden söylemesi, karar sizin…

O Netanyahu, o Temim, o Sisi, o Putin gibiler asla Türkiye’ye gelmeyecekler. Benden söylemesi, karar sizin… Ona göre yaşayacaklarınızı tercih etmiş olacaksınız. O Çingeneleri, o kara paracıları ülkemde görmek istemiyorum.

Türkiye doğunun da batının da NATO’nun da Rusya’nın da sözde Arapların da İngiltere’nin de İsrail’in de ABD’nin de AB’nin de tarafı ya da kuklası olmayacak. Danışıklı dövüşlerin arasında o yana, bu yana savrulan bir ülke de olmayacak. Türkiye kendi başına taraf olarak kalmaya, her meselede dünyaya yön vermeye devam edecek.

Bu millet denemez sürü de aç kalmaya, sürünmeye, ölmeye, bir dakika huzur bulmamaya devam edecek. Öyle ya da böyle, bu Türkiye temizlenecek. Nizam bulacak. Ne kadar acılı, ne kadar yıkıcı olursa olsun… Gerçek milleti tenzih ederim, sayıca azlar ama onlara sıkıntı verilmeyecek.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Dünyayı başınıza yıkmaya devam edeceğim.

Siz bundan anlıyorsunuz. Ben sizin dilinizi çok iyi biliyorum. Size “Şu millet denemez sürüyü de dünya insanlığını da ezin geçin. İstediğinizi yapın. Hiçbir şeye karışmayacağım. Yayın bile yapmayacağım.” dedim. Siz ne yaptınız, gereksiz yere hala benimle çatıştınız. Üzerime üzerime geldiniz. Benimle inatlaştınız, sürülerle değil benimle uğraştınız. Metafizikçi ekibime çok sıkıntılar verdiniz. O safhada bile ikazlar yayınladım, umursamadınız.

O şartlara rağmen size fırsatlar sundum ama “Şu danışıklı dövüşü kesin” dedim, umursamadınız. Şimdi siz umursanmıyorsunuz. Dünyayı başınıza yıkmaya devam edeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi