Uzayın her yeri hayat dolu

Dünyadaki hayvan türlerine tek tek bakın. Öne çıkan özelliklerine dikkat edin ve “Acaba kocaman uzayda, bu özelliklere sahip insan türleri var mıdır?” deyin… Hayal dünyanızda o öne çıkan özellikleri, kafası, kolları, ayakları olan bir bedene yerleştirin. İşte o hayalinizdeki gibi türlerin hepsi var.

Kanatları olup da uçan insan türleri var. Kuşlar gibi gagalı olanları da var. Uğur böceği gibi sırtında değişik kanatları olanlar da var. Sürüngenler gibi yerde sürünerek ilerleyenler var. Balıklar gibi denizin altında rahatça yaşayabilenler, solungaç solunumu yapanlar var. Değişik renklerde ve özelliklerde tüyleri, benekleri olanlar var. Yok yok… Allah’ın kudreti sonsuz ve uzayın her yeri hayat dolu.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hesabı biz soruyoruz


“Bu yaptıklarının hesabını soracağız” diyen insan şeytanı!

Şu anda zaten size hesap soruyorum, neden kabullenemiyorsun? Sebepsiz şekilde mi bunlar başınıza geliyor? Şeytanlıkta İblis ile yarışır olmuşsun.

ABD’nin çökmesinden sonra Çin ve Hindistan’ı kulanmak isteyenlerin ne kadar büyük yanıldıklarını hep beraber görüyoruz. Çünkü Çin ve Hindistan da ABD ile birlikte çöktü. İstanbul’un siyaseti, onların beklentilerini boşa çıkarttı.

İrlanda’nın gerçek hürriyetine kavuşması için de bundan sonra türlü hamleler yapacağım. Hürriyet mücadelesi veren İrlandalıların da yanındayım.


“Türkiye’nin öfkesine yüz adet daha Kur’an–ı Kerim yakarak karşılık verilmeli.” diyen İsveç Demokrat Partisi Genel Sekreteri Richard Jomshof da bir biyonik robot. Herhangi bir yerde bir anda bayıltılıp da karnı yarılsa, dünya hayrete düşer. O görüntüler dünyaya yayılmasın diye çırpınırlar. Jomshof suretindeki bu biyonik robot da Vatikan’daki biyonik robotlara bağlı.

Biyonik robotun içinde, o küçücük uzaylıların girebileceği kafesten/kutudan vardır da muhtemelen içinde uzaylı yoktur. Artık biyonik robotların çoğunda uzaylılar yok ve içleri boş.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İktidarda kalabilmeleri için suni krizlere ihtiyaçları var

Şu Kur’an-ı Kerim yakma danışıklı dövüşünün devamında, Türkiye’de gayr-i müslimlere ve ibadethanelerine karşı terör saldırıları olursa…

Herkes bilsin ki arkasında Putin karakteri, Lavrov karakteri, Tayyip karakteri, Netanyahu karakteri, Macron karakteri, Scholz karakteri ve benzerleri var…

Bunların hepsine de iktidarda/makamda kalabilmek için suni krizler lazım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bize uyar


Lavrov karakteri ve arkasındaki unsurlar, Putin karakterinin öldüğünü daha fazla gizleyemeyecek şartlar içindeler.

Putin karakterine bir su-i kast yapılmış da ölmüş görüntüsü kurgulayarak oyundan çekmeyi de düşünüyorlar. Bir yol bulabilirlerse, bu oyundan çekme tiyatrosunun devamında aleyhime şartlar oluşturmayı, milletler arası seviyede baskı altında kalmamı da istiyorlar.

“Fakirin ekmeği ümit” demişler… Belki de milletler aras bir terör örgütü daha uydururlar ve beni de lideri olarak ilan ederler. Bunu yapabilmeyi bile ümit ediyorlardır.

Daha uçuk şeyler de duyuluyor. Bu sürecin devamında gerekiyorsa İstanbul’a atom bombası bile atabilirlermiş. Hatta geçemez oldukları İstanbul boğazına da atabilirlermiş. Neler dönüyor şu dünyada, insan duydukça şaşırıyor, inanamıyor.

Uçuk duruyor ama olsa, fena da olmaz. Biz çarpa çarpa bitiremiyoruz. Atom bombası da bize yarar. Pislik dolmuş İstanbul’da ve mevcudun yarısı kalsa yeter bize… Hatta yarısı fazla bile…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

İntikamını alıyoruz/alacağız


Marmara bölgesi üzerinde yine yoğun şekilde UFO faaliyetleri var. Yine Marmara bölgesinde ikamet eden çok sayıda insan, UFO’ları gözleriyle gördü. Bu insanlar iletişim cihazları ve uygulamaları üzerinden birbirleriyle konu hakkında yoğun iletişim kurdular, kuruyorlar.

Uzaylı türler arasından, ağlaşarak, çığlıklar atarak, kelimelerle anlatılamayacak acıları yaşayarak ölenlerin sayısı, giderek artıyor. Hak ettikleri kadar feci hallerde ölüyorlar. O masum bebeklerin, çocukların, gençlerin, kadınların, hayvanların, ormanların hepsinin hesabını soracağım. Kurtarabiliyorsa İblis kurtarsın şimdi bunları…

Kerbela’da oyun içinde oyunlar çeviren… Hz. peygamberin soyunu/neslini kesmek için çırpınan… Mü’minler arasına fesat üstüne fesat saçan… Biyonik robotlar kullanan… Zihin kontrol teknikleri kullanan… Canavarca müdahaleler yapan uzaylı türlerden de intikamımızı almaktayım. Sonuna kadar, en dehşetli şekilde de alacağım.

Sahabe arasından, öldürülerek biyonik robotlarla yerlerine geçilenlerin de intikamını almaktayım.

Eba Eyyub el-Ensari hazretlerinin yerine geçilmesinin ve güya İstanbul’u feth etme teşebbüslerine alet edilmesinin… Güya cenazesinin İstanbul’da olduğu yalanının yayılmasının da intikamını almaktayım.

Pek çok denizimizin ve okyanusumuzun altındaki büyük uzaylı şehirlerine, deniz/okyanus suyunun dolmasını sağlayacağız. Sistemlerini öyle bir bozacağız ki yer altı şehirlerinden denizlere/okyanuslara bağlanan giriş/çıkış hatlarının kontrolünü kaybedecekler. Karşımızda duran, bizimle inatlaşan uzaylı türlerin şehirlerinin tamamı, tıkabasa su dolu hale gelecek.

Yer yüzünde denizlerin dengesini kasten bozmalarının… Deniz canlılarını mahveden istilacı balık türlerini genetik mühendisliği ile üretip yaymalarının… Akarsuların, göllerin ve iç denizlerin sularını bile, bize zarar gelsin diye yer altına aktarmalarının… Arılardan göçmen kuşlara kadar pek çok mühim canlı türünün dengelerini bozmalarının ve benzeri kasıtlarının intikamını bu şekilde toptan/hepsinden aynı süre içinde alacağız.

Ankebut Ağının kontrolündeki ülkelerin merkez bankalarının içlerinin büyük oranda boşaltıldığını… Altınların ve değerli madenlerin kutup bölgelerine büyük kargo uçakları ile götürüldüğünü… Yine dünya genelinden ilaçlar toplanarak kutup bölgelerine, oradan yer altı şehirlerine götürüldüğünü… Herkese açık uçuş/radar sitelerinde bile akıl almaz hava trafiğinin izlenebildiğini… Kutuplara doğru giden yüzlerce askeri kargo uçağının bir süre sonra radardan kaybolduğunu ve çok daha fazlasını kimse tartışmayacak mı, haber yapmayacak mı?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi