Yeter artık…


Dünyayı örtülü şekilde işgal etmiş olan uzaylı şer kuvvetlerin merkez üslerinden biri de Avustralya…

Dünyayı bu örtülü işgalden ve sömürüden kurtarmak isteyen herkesin öncelikli düşmanlarından, hedeflerinden biri de Avustralya…

Avustralya kendi içinde gerekli kavgayı şu ana kadar yapamadı. Şimdiden sonra da yapamazsa, Ankebut Ağından çıkamazsa, dünya insanlığı gerekeni Avustralya’ya yapacak.

Dünya insanlığının kurtuluşu maksadıyla, ayrıca Avustralya halkının da kurtuluşu ve hakiki hürriyetine kavuşması maksadıyla, Avustralya’ya askeri operasyonlar yapılacak. Vakti geldiğinde bunu Türkiye ve gerçek müttefikleri yapacak.

Avustralyanın yeraltı ve yer üstü kaynakları, dünya insanlığının hizmetine, faydasına sunulacak.

Çok çok gelişmiş sistemleri, günümüzde bile “uçuk” görülen teknikleri kullanacağız ve Avustralya kıtasını Asya kıtasına karadan bağlayacağız. Aradaki çok uzun ve geniş bölgeyi kaya sağlamlığı ile dolduracağız. Dolayısıyla şu an o ara bölgede olan pek çok ada ve adacık da birbirine karadan bağlanmış olacak. Orada yepyeni bir hava, ortam, denge oluşacak. Oralar, insanlık düşmanı uzaylıların kullanamadığı yerler olacak. Oralara da insanlık, adalet, iyilik, eğitim, ahlak, maneviyat gidecek.

Oralarda insanların, hayvanların ve bitkilerin genetik kodlarına daha fazla müdahale etmelerine de mani olunacak. Avustralya’dan Asya’ya kadar olan bölgedeki bütün insanlar maddi ve manevi tehlikelerden korunmuş olacak.

Biz yukarıda rahat edemeyeceksek, onlar aşağıda rahat edemeyecekler. Onlar, yukarıdaki devletleri ve toprakları keyiflerince yönetemeyecekler. Yeryüzünde insanlara keyiflerince sinsi saldırılar yapamayacaklar. Sağlığı, genetik kodları, toprağı, hayvanatı, denizleri, balıkları mahvedemeyecekler.

Dünya genelinde boğazları ve kanalları nasıl kapattıysam, şu andan itibaren yerin altından üstüne araçlarla çıkmaya yarayan bütün geçitleri hedef alıyorum ve kapatıyorum. Hepsini kapatıyorum. Yananın, düşenin, parçalananın canı cehenneme… Suçlusu ben değilim, kendileri… Ben, bir savunma refleksi sergiliyorum, saldırmıyorum.

Bundan sonra da akıllı olmazlarsa, özellikle Türkiye ve çevresine dair hedeflerimin karşısına dikilirlerse, yerin altında nefes almaya yarayan, hayatta kalmaya yarayan, su içmeye yarayan, tedavi olmaya yarayan, enerji kaynağı olan, bir şekilde hayatiyeti devam ettiren bütün sistemlerini, teknolojilerini, kanallarını, araçlarını, teknik adamlarını, suni güneşlerine kadar her şeylerini hedef alacağım. Bir günde onlarca milyar uzaylının feci şekillerde ve topluca öldüğünü duysam, on saniye bile kafama takmayacağım.

Yeter artık… Bu dünyada kimsenin kimseye karşı şeytanlık yapmasına izin vermeyeceğim. Senelerdir nasihattan anlamayanların ve inatlaşanların, bu dünyada yerin altında da üstünde de yaşamalarına izin vermeyeceğim. Şeytanlaşanların yaşayacağı tek yer var, cehennem…

Havamızla oynanıyor… İklimimiz oyuncak olmuş… İçme sularımız yerin altına doğru çalınıyor. Denizlerde balıklarımız ve diğer deniz canlıları yok ediliyor. Laboratuvarda hususi balık türleri geliştirilip de denizlerimize bırakılıyor ve denge alt üst ediliyor. Yoğun gaz salınması ve ısının artırılmasıyla denizlerimizde kasıtlı olarak müsilah oluşturuluyor. Ormanlarımız yakılıyor. Ekinlerimiz tarlalarda kurutuluyor. Besi hayvanlarımız topluca ya da tek tek öldürülüyor. Türlü virüsler kasten yayılıyor. Değişik bir grip virüsü yayılsa, pandemi ilan edilmek ve yine organ hasadı yapılmak isteniyor.

İnsanlarımızın genetik kodlarına saldırılıyor. Çocuklarımız, genç kızlarımız, kadınlarımız kaçırılıyor. Devletletimizin idaresine sızılıyor, devlet kurumlarımızla bile kara ve kanlı para işleri yapılıyor. Nerede vicdanlı ve iyi bir dünya insanı kalmışsa, kendi devleti o kişinin üzerine yıkılıyor. Zulmün ve vahşetin bu seviyesinde kurtlar, kuşlar, börtü, böcek bile feryat ediyor. Zaten arılar bile kasıtlı olarak yok ediliyor. Sonra bir şeyleri düzeltmek istiyormuş gibi görünen Bill Gates, Elon Musk ve benzerleri dünya insanlığına dayatılıyor. Acımasızca bir daha, bir daha vuruluyor.

Zulüm arşa varmış, yeryüzünün her yerinde feryat figan kopuyor. 12 yaşında kızların on milyonlarcası fuhşa zorlanıyor. Organ kaçakçılığı uçuk bir seviyeye varmış, kimsenin can ve beden güvenliği de bulunmuyor.

Dünya cehenneme çevrilmiş ama bunu yapanlar arasında asıl taraf olan uzaylılar, yerin altında sorunsuzca yaşayacaklar mı?

Bütün bu yaptıklarına devam ederek ve yanlarına kâr kalarak, cezalarını çekmeyerek hayatlarına devam edecekler mi?

Öyle bir dünya yok… Etme, bulma dünyası bu dünya ve bundan sonra kana kan, göze göz, dişe diş, sivile sivil, kadına kadın, çocuğa çocuk, su kaynağına su kaynağı, enerji kaynağına enerji kaynağı, gıda kaynağına gıda kaynağı… Bundan sonra böyle ve vebal bizde değil, biz kendimizi savunacağız ve düşmanlarımız kendi sonlarını belirlemiş olacaklar. Hepsi bu… Bütün dünya yanacak yıkılacak olsa bile bu şeytani sistemin daha fazla devam etmesine asla izin vermeyeceğim.

Yakmaya başlıyorum bu dünyanın altını ve üstünü… Gücü yeten haydi mani olsun da göreyim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bir Yorum Yazın