Ne diyorsunuz?


Bende biraz para var. İsterseniz borç veririm ama malum risk çok büyük. Oran da çok büyük olur. Ne diyorsunuz?

Bizde gayr-i müslimlerle faizli alış verişe cevaz var, biliyorsunuz… Aslında geçmişteki hak peygamberler zamanında yani daha önceki hak şeriatlarda da gayr-i müslimlerle faizli alış veriş yapmaya hep müsaade vardı. Yahudiler, kendileri aralarında faizli iş yapmayıp da Yahudi olmayanlarla faizli iş yapma kültürüne, bu temelden çıktılar.

Şu ikinci paragrafı yazarken geçen süre içinde bile karar değiştirdim. Çünkü şu halde size borç vermek, karanlığa kurşun sıkmak kadar mantıksız bir iş…

Çok yakında

Şunu da yazayım artık, içimde kalmasın. Kaç aydır yazacaktım, hep erteledim…

Çok yakında kendime muazzam bir mekan tesis edeceğim. Çok büyük ihtimalle İstanbul’un Anadolu yakasında, boğaza yakın olup da çok yakın da çok uzak da olmayan bir mekan olacak.

Paralarını, değerli evraklarını, altınlarını ya da diğer değerli madenlerini/mücevherlerini koyacak güvenli yer bulamamış olan taraflara, bu mekanda kiralık kasa hizmeti vereceğim. Özellikle üçüncü dünya savaşının her an patlak vermek üzere olduğu şu günümüzde, tarafların tamamına yakının böyle bir mekana ve hizmete ihtiyacı olacak.

Hiç kimsenin hırsızlık yapamayacağı, yangın çıkartamayacağı, bombalayamayacağı, yıkamayacağı muazzam bir mekan olacak. Metafizikle de zarar verilemeyecek, uzaylı teknolojileri ile de zarar verilemeyecek bir mekan olacak.

Buraya parasını teslim eden tarafların paralarını da hiçbir işe yatırmayacak ve değerlendirmeyeceğim. Taraflar buradaki paralarını, değerli evraklarını ya da değerli madenlerini, istedikleri zaman hemen alabilecekler. Lakin bu hizmeti vermenin karşılığı olarak onlardan ücret alacağım.

Şu anda kesin bir kararım yok ama taraflar arasında yeterince dürüst karakterli olduğunu değerlendirdiklerime, benimle kâr-zarar ortaklığı anlaşması yapmaları imkanı vereceğim. Gireceğim devasa işlerin bazılarında kâr-zarar ortağım olabilirler. Kendileri hiçbir iş yapmadan paraları çalışır, faizsiz, temiz ve büyük kazanç elde edebilirler. Kazanırsak beraber kazanmış oluruz, kaybedersek beraber kaybetmiş oluruz. Eğer her şey planladığım gibi giderse, faize yatırarak kazandıkları para, bu ortaklıktan kazanacakları paranın yanında hiç kalır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Gerçekçi olun


Borsayı ayarında tutmak için yapılan kara ve hukuksuz müdahaleler beni çok da rahatsız etmiyor. Çünkü bu müdahaleler aslında düşmanlarımın dibini oyuyor. Daha çok para kaybediyorlar, daha çok zarar edip batacaklar. Daha derin krizle batacaklar.

Üstelik, şimdiden sonra kimse borsayı, döviz kurunu ve piyasayı suni müdahalelerle daha fazla kontrol altında tutamaz. Benim bu hususta bir endişem, şüphem yok.

Bu borsanın, bu krizin altında Türkiye kaldığı kadar, ABD kaldığı kadar Araplar da kalacaklar.

Devamında öyle de böyle olsa, bütün dünya krize girecek.

Şu anda TL/Dolar gerçek kuru 90 liranın altında değil. Üstelik dolar da eş zamanlı olarak büyük değer kaybediyorken bu böyle… Şu anda dünyada Ankebut Ağına bağlı onlarca ülkenin ekonomik verileri ve döviz kurları bile gerçek değil. Organize bir faaliyetle dünya genelindeki devasa bir krizi bastırmaya, açıkça ilan etmemeye çalışıyorlar. Bu maksatla HAARP bile yoğun olarak kullanılıyor. Aşırı soğuk havalar, aşırı yağışlar, fırtınalar bile yapılıyor. Milletlerin olağan hayat akışı ve harcamaları bastırılıyor.

Herkes akıllı olsun. Bu son hamleleriydi ve buradan sonra bu krizi daha fazla gizleyemezler ve bastıramazlar.

Koskoca millet, aylardır dolar ve euro kurlarının sabitlenmesine nasıl tepki göstermez. Kim nasıl, neler yaparak bu kurları sabitleyebilir? Bunların hepsi ahmak avutma sistemi… Gerçek mali değerlerle yüzleşmenize sadece dakikalar kalmış bile olabilir.

Yine el birliği ile frenlemek isteseler bile en fazla iki üç gün oyalanırlar, sonra patlayan yine patlayacak. Tsunami dedikleri şey her yeri yıkıp geçecek.

Gerçekçi olun, zararın neresinden dönerseniz kârdır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ve emir geldi, Mehmet Şimşek konuştu…


Mehmet Şimsek: “Sürekli para basılıyor, böyle enflasyon mu düşer? Zam yapmayın demekle enflasyon düşmez. Büyük tsunami geliyor.”

“Göreve dönmem. Zaten bana bırakmazlar. Dönmenin anlamı olmaz.”

“Açılışa katılmayı ben istemedim, onlar ayarladı.”

İngiliz piyonu Mehmet Şimşek, aldığı talimatlar gereği konuştu. Kimsenin o tsunamiyi durdurma, engelleme gücü kalmadı. Şimdi “Mehmet Şimşek şöyle dedi, işte böyle oldu. Borsa şöyle, piyasa böyle, döviz kuru böyle oldu. Üstelik falanca ile filanca da onu destekledi.” diye millete/adamlarına malzeme veriyorlar.

Aksi halde yine açıkça devasa mali kriz yaşanacak hatta şu anda yaşanıyor, büyük bir hızla tsunaminin dalgaları yükseliyor ve sahile yanaşıyor, lakin sebebini izah edemeyecekler. İstanbul, mfs falan diyemezler. Bu, yıllardır oynadıkları bir taktik…

Sadece Türkiye’de değil, pek çok ülkede bu taktiği oynuyorlar.

Uçaklar düşüyor, bir numara oynuyorlar. Gemiler akıl almaz şekilde bozuluyor, başka bir danışıklı numara oynuyorlar. Boğazlardan kara para gemileri geçemiyor, ona da sigorta, sis, bir şeyler bahane etmeye çalışıyolar.

Suriye’ye askeri operasyon yapmalarına izin vermiyorum, ona da bir kılıf uyduruyorlar. Dünyada olumlu gelişmelere sebep oluyorum, onları da sahipleniyorlar. Mesela Rusya-Ukrayna mücadelesinde Türkiye’nin baştan beri kendi başına kaptan olmasını, ortada kalmasını sağlıyorum, Tayyip’e Nobel barış ödülü vermeyi konuşuyorlar. Tahıl koridoru denilen şeyi sağlıyorum, övünmesi Tayyip’e bırakılıyor. Numaranın bini bir arada… Hem de onlarca devletin liderleri ve hükumetleri, bu numaraları birlikte oynuyorlar. Sadece bu meseleye dair saatlerce sesli anlatılacak hadiseler, dengeler var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tesla’nın ürettiği arabaları kullanmayın


Tesla marka araçların tamamını sinyale alacağız. Öncelikle sürücüleri zaten insanlıktan çıkmış, merhametsiz ve karaktersiz olmuş kişiler olan Tesla marka araçları sinyale alacağız. Net anlaşılsın diye net yazıyorum. Söz konusu araçları, trafikte seyir halinde iken sinyale alacağız. Hem araçları hem de haram yiyici, rüşvetçi, zalim, insanlık için muzır varlık olmuş, kara paracı, dolandırıcı sürücülerini sinyale almış olacağız. Bu, dünyanın her yerinde eş zamanlı olarak yapılacak. Bu, şu yayınla birlikte başlamış olacak.

Basına ve medyaya zaten haberler üst üste yansıyacaktır. O sırada masum sivil insanlar o arabaları kullanmaktan vazgeçecektir. Geçmeyenler de kendi sonlarını kendileri tercih etmiş olacaklar. Akıllarını kullansınlar, bu kadar sorunlu arabalara binmesinler. Ayrıca insana yakışan bir duruşları olsun da dolandırıcıları, kara paracıları, insanlık düşmanlarını desteklemesinler. Onların ürettiği ürünleri almasınlar. İnsanlık adına hiç değilse bu kadarcık bir duruşları ve mücadeleleri olsun.

Bu dünyada boğazları ve kanalları nasıl kapatmışsam, Tesla marka arabaları da istediğim yerde yolundan çıkartabilirim. Bu benim sistemim için işten bile sayılmaz.

Tesla’nın, daha doğrusu Elon Musk üzerinde gösterilen bütün şirketlerin imalat sistemlerine, bilgi işleme sistemlerine, insan şeytanı olmuş çalışanlarına zaten sıkıntılar veriyorduk. Şu andan sonra kat kat daha fazla sorunlar yaşanmasını sağlayacağız.

Hiç kimsenin kara ve kanlı paralarla devasa şirketler kurmasına, sonra o şirketler üzerinden de ayrıca insanlığı dolandırmasına… Ayrıca o şirketler üzerinden de kara para işleri yapmasına… Elde ettiği maddi gücü insanlığın zararına olacak şekilde türlü projelerde kullanmasına izin vermeyeceğim. Gökte bir tane Starlink uydusu bile bırakmayacağım.

Böyle şeyler yaşamak istemeyen ülkeler, şirketler, patronlar, siyasetçiler varsa, İstanbul’un kriterlerine uyacaklar ve İstanbul’a karşı durmayacaklar. İstanbul zaten suçsuz kimseye zarar vermez. Canına da vermez, malına ve mekanına da vermez.

İstanbul’un kriterleri zaten asgari insani hassasiyetler demek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Haberiniz olsun


İstanbul boğazının altına denk gelen uzaylı yerleşme alanlarında da yerin üstündeki kadar hatta çok daha fazla tuhaflıklar yaşanıyor. Yerin altındaki o kısımlarda sorunlar bitmek bilmiyor. Her geçen gün katlanarak artıyor. O yeraltı şehrinin çökmesi, İstanbul boğazında ve yakın çevresinde de çökmelere sebep olacak. Kesinlik yok ama çok büyük ihtimalle tarihi yarımada en çok çöken ve zarar gören yer olabilir.

Bunu da birkaç kez yazdım, ikaz ettim ve benden mesuliyet gitti. İnat eden kendi bilir, sonunu kendi tercih eder.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi