Şu yapılan da gazetecilik/habercilik faaliyeti değil…


Washigton Post’un yaptığı da Bugün Kıbrıs’ın yaptığı da habercilik değil, suç…

Türkiye’de bir avuç kara paracı gizli Ermeni ve Yahudi hainin dışında, halkın içinde hiçbir grubun Kavala konusunda kimseye tepkisi yok. Kavala’nın hainliği de Türk ve İslam düşmanlığı da Kavala’yı savunanların gerçek kimlikleri ve hainlikleri de açıkça herkesin gözleri önünde… Son zamanlarda iyice gözler önüne çıkmış bu gerçekleri haber yapmaktır gazetecilik. Bu gerçeklere rağmen böyle ısmarlama ve art niyetli sözde haberleri yapmak değildir gazetecilik…

Basın ve medya faaliyeti yapılır gibi görünerek, şu sözde basın kuruluşları sık sık nüfuz casusluğu yapsalar da hala halkın içinde Kavala konusunda rahatsız olan kimse yok.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bilişim sektörüne de nizam ve intizam gelecek

E-posta adreslerinin tek tek ya da toplu listeler halinde paylaşılmasının… Cep telefonu numaralarının tek tek ya da toplu listeler halinde paylaşılmasının suç, kabahat, özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi değerlendirilmesine izin vermeyeceğim. Basında ve medyada vatandaşlarımız bu şekilde kabullenişlere yönlendirilmeyecekler.

Kamu kurumları kadar vatandaşlar da şeffaf olacaklar. E-posta adresine ya da cep telefonu numarasına ulaştıktan sonra, insanları rahatsız etmek ya da dolandırmak için kullananlar zaten hızlıca tespit edilecekler, hızlıca yargılanacaklar ve caydırıcı ağır cezalar alacaklar. Suçların önü, öncelikle eğitimle, yanı sıra gerçekçi tedbirlerle ve caydırıcı cezalarla kesilecek.

Bu ülkede her hususta millet gerilmek, endişelenmek, tedbir almak, dikkat etmek, bilinçli ve dikkatli olmak zorunda kalmayacak. Devlet kurumları/yetkilileri işlerini yapacaklar, huzuru, sükunu, emniyeti sağlayacaklar.

İnsanlar markete gittiklerinde “Şu kodlu gıda katkı maddesi var mı, yok mu” diye etiketlere bakmak zorunda bile kalmayacaklar. Devlete güven olacak, devlet işini yapacak, vatandaşlar da dürüstçe sorumluluklarını yerine getirecekler ve nizam sağlanmış olacak.

Devletimizin idaresini resmen ele aldığımız gibi derhal acil müdahale planını devreye alacağız.

Bu planın içinde binbir türlü şey var ama bazıları şunlar…

Kamuya ait bütün kurumlardaki/tesislerdeki ve ordumuzun bütün birimlerindeki bilgisayarlardan Windows ve Apple Mac-Os işletme sistemlerini kaldıracağız.

22 yıl önce bile, Pardus isimli, açık kaynak kodlu ve güvenilir Türkçe işletme sistemimiz vardı. Çin bile, AKPKK’nin henüz ABD ve İsrail tarafından Türkiye’nin başına getirilmediği o günlerde, bize gelip bu işletme sistemi ile ilgileniyordu. O sistemin güncellenmiş versiyonunu kullanacağız.

Kamuya ait bilgisayarların ve seyyar/mobil cihazların bağlanabileceği bir alternatif internet/ağ sistemini hızlıca devreye alacağız. WWW sistemi devre dışı kalırsa, kamu kurumları devre dışı kalmayacak.

Hemen peşinden de TTT sistemini devreye alacağız. WWW sisteminden kademeli olarak çıkacak, TTT sistemi ile bütün Türk dünyasına ve insanlığa güvenilir internet hizmeti de sağlayacağız.

WWW sisteminde sahip olunan alan adlarının TTT sisteminde karşılık gelen alan adlarını, hak sahiplerine ücretsiz ya da sembolik ücretlerle vereceğiz. Bir mağduriyet yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Sistem devreye girdikten sonraki iki sene içinde, WWW sistemindeki alan adının TTT sistemindeki karşılığını satın almayan kişiler, haklarını kaybetmiş olacaklar. İki sene dolduğu gibi, ilk başvuran kişi o alan adlarını alabilecek.

Böylelikle, dünya genelinde Ankebut Ağının alan adlarından büyük paralar kazanmasına da mani olacağız. İhtiyacı olmayan alan adlarını satın alarak, sonra bunları normal değerinden pahaliıya satan herkese kara borsacı muamelesi yapılacak ve ağır hapis cezaları alacaklar.


Misal…

WWW sisteminde sahip olduğum “www.akademidergisi.com” alan adını, TTT sisteminde “ttt.akademidergisi.com” olarak alabileceğim. İki sene içinde başvurarak bu alan adını alabileceğim ve bu süre içinde asla başka bir kişi ya da şirket alamayacak. Almak için başvursalar da red edilecekler.

Sonraki süreçte, bir iki liralık masrafla alınması gereken alan adlarının hiçbirinin, 50 lira, 100 lira, 500 lira olmasına izin verilmeyecek. Bu sahadaki akıl almaz soygun hızlıca durdurulacak. “Premium alan adı” diye bir şey olmayacak. Açık artırma ile alan adlarının satışlarına asla izin verilmeyecek. Yüzbinlerce liraya ya da milyonlarca liraya alan adları satılan her yere anında müdahale edilecek.

Godaddy gibi sözde bilişim şirketlerinin, gerçekte milletler arası nitelikli dolandırıcılık şirketlerinin, TTT sisteminde faaliyet/aracılık yapmalarına asla izin verilmeyecek. Bunların sahiplerine gereken yaptırımlar uygulanacak. Türkiye’de şirket açmaları da Türkiye’ye girişleri de yasaklanacak. Türkiye sınırları içinde bu gibi sözde alış verişleri, aslında dolandırıcılıkları onlar ya da başkaları yaparlarsa yargılanacaklar ve ağır hapis cezaları alacaklar.

Temiz niyetle, hukuka uygun şekilde bir ya da birkaç alan adını satın almış… Bu alan adlarına web siteleri açmış… Emek vermiş, masraf etmiş, zaman harcamış… En başta bu alan adlarını satmak istemediği, kullanmak için aldığı halde, bir vakit gelince satmak istemiş ya da satmak zorunda kalmış kişilerin… Söz konusu alan adlarını satmalarına, açık artırma ile satmalarına ya da yüksek bedelle satmalarına izin verilecek. Bu gibi alış verişler de bu sahada vazifelendirilen müfettişler tarafından sık sık kontrol edilecek. Taraflarından ikisi ya da biri, işi karaborsaya çevirmiş ise, hakkında işlem yapılacak ve ağır hapis cezası alacaklar.

Devletimizin idaresini ele aldığımız gibi, Türkiye’de faaliyette olan o dev alış veriş sitelerinin fişlerini çekeceğiz.

Hukuksuz bir müdahale olmayacak bu… Onların fişlerini çekmek, faaliyetlerini durdurmak ve ceza davaları da açmak, zaten hukukun gereği…

Bu nedenle, Türkiye’de yerli ve milli yatırımcılar, bu sahada faaliyet gösteren, her hususta hukuka uyan, gerçekten yerli ve milli olan siteleri ve arka plandaki sistemini, şimdiden kurmalılar. Birkaç güçlü ortak bir araya gelerek, en başından itibaren güçlü olan bir ya da birkaç alternatif kurulmalı. Çünkü Türkiye’de her şey çok hızlı yaşanacak.

Artık bu ülkede gerçek Türklerin önü hiçbir yerde kesilemeyecek.

İşletme sistemlerine kadar gerçekten yerli ve milli cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar yapmak, imkansız değil…

İlk süreçte, donanımındaki pek çok parçası yurt dışından ayrı ayrı temin edilse de projesi/devresi, ana kartı ve pek çok parçası yerli olan cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar üretilecek. Türkiye’de bunu yapabilecek binlerce kişi var.

Hemen kısa sürede, merkezi işleme parçaları (CPU) dahi yerli imalat olan cihazlar imal edilecek. “Aygıt”larla da uğraşılmayacak, gerçek, yalın, hemen anlaşılablir bir teknik Türkçe de devreye alınacak.

Facebook, Instagram, Youtube, Twitter ve benzeri bütün plaftormlar çok yakında çöp olacaklar. Sadece Türkiye’de değil, Türkiye ile brlikte bütün dünya dalgalanırken, insanlık Ankebut Ağına karşı ayağa kalkmışken, herkes bunların ve bunlara bağlı olan hükumetlerle şirketlerin gerçek yüzlerini de görmüş, bilmiş olacak. Bunların her sahadaki/sektördeki şirketlerinin milletlerin darbeleri ile ayaklar altına alındığı görülecek. Bu sırada sözde sosyal ağlarının da binaları, çalışanları, sunucuları bile kalmayacak hiçbir yerde…

Bu nedenle, Türkiye’deki gerçek Türk yatırımcılar, kısa süre sonrasına yatırım yaparken, bu gerçeği de göz önünde bulundurmalılar.

Bunca yıllık geçmişinden, kazanılmış şunca tecrübeden sonra, dünya genelinde hizmet verecek bir yerli/milli sosyal ağ kurmak, işten bile değil… Sadece kararlılığa, yeterli sermayeye ve doğru kişileri bir araya getirerek çalışmaya bakıyor. Çünkü bunun önündeki asıl engel olan siyasi ve gayr-i hukuki engelleri büyük oranda kaldırdım. Yakında tamamen kaldırmış olacağım

Türkiye, her şeye rağmen elektrik, elektronik, haberleşme/bilişim, tıp, inşaat başta olmak üzere onlarca sahada çok çok iyi bir seviyede… İşbilir insan, bilgi ve tecrübe eksiğimiz yok.

Bu sahaların önündeki kısmi engeller de bir anda kalkacak. Binlerce Türk, kısa süre sonra şirket kurar, kolayca imalat yapar ve ürünleri kolayca dünyaya satar olacak. Buna da hazırlıklı olunmalı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İzin vermeyeceğim

Alibaba Holding, Avrupa operasyonlarını Türkiye’den yöneteceklerini duyurmuş.

Grup Başkanı M. Evans, Ankara’da bulut bilişim alanında, İstanbul’da ise lojistik alanında yatırım yapmayı öngördüklerini belirtmiş. Türkiye’de imalat sektöründe de yatırım yapmayı planladıklarını aktarmış.

Bunların hepsi şimdilik üfürme… Arkası yok bunların, desteksiz bunlar… Türkiye’den daha fazla yatırımcı, daha fazla sermaye sahibi çıkmasın diye yapılan talimatlı hamleler bunlar. Gerçekten bu dediklerini yapmak isterlerse, kesinlikle izin vermeyeceğim. Öyle ki ilerleyen yıllarda da bu insan şeytanlarına izin vermeyeceğim. Türkiye’de ve çevresinde yüzlerce trilyon dolarlık işlere somut şekilde girişilince de bunlar sadece uzaktan seyir edebilecekler.

Dahası, karşımda benimle restleşen bu grubun, şu anda faaliyette bulundukları ülkelerdeki bütün işlerini de acımasızca bozacağım. Teknolojik müdahaleler ile de metafizik müdahaleler ile de siyasi ve mali yönlendirmeler ile de bozacağım.

Bu yaptıklarından hiçbir sonuç alamayacakları gibi, çok pişman olacaklar. İstanbul’a gelip gelip yalvaracaklar, her seferinde red edilerek gönderilecekler.

Kısa süre sonra Alibaba’nın açıkça batmış olması, Hindistan’ın açıkça batmasında büyük rol oynayacak. İstanbulla restleşen hiç kimse bu dünyada varlıkta kalamayacak. Bazısı kısa sürede, bazısı uzun sürede yok olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Anketler şeffaf ve adaletli yapılacak

“Anket güvenliği” sağlanana kadar, geçici bir süre, ülke genelinde anket yapılmasını ve anket sonuçları yayınlanmasını yasaklayacağım.

Türkiye’de gerekli temizlikler yapıldıktan sonra da anket şirketleri, görüşlerini aldıkları kişilerin isim, soy isim ve cep telefonu numarasını almak ve devletin ilgili kurumuna bu verileri her seferinde topluca vermek zorunda olacaklar. Bu bilgileri vermek istemeyen kişileri anketlerine dahil edemeyecekler.

Devlet müteffişleri, ankete katılan kişiler arasında rastgele kişileri hep arayacaklar ve doğrulamalar yapacaklar.

Neticede anket şirketinin hile yaptığı tespit edilirse, sahipleri ve ilgilileri ağır hapis cezaları alacaklar.

Sözde anket şirketleri üzerinden Türk milletinin dini, siyasi, ahlaki kabullenişlerini değiştirmek ya da kısmen yönlendirmek isteyen paralel devlet yapıları ve yabancı gizli servisler, bu kartı oynayamaz olacaklar.

Şu anda Türkiye’de, anketlerine güvenilebilecek hiç şirket yok. Açıklanan anketlerin tamamı yalan. Her grup kendi anket şirketini kuruyor ya da parasını verip kendine çalışıtırıyor. Sonra da istediği gibi sözde anket sonuçları yayınlatıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kadından idareci olmaz

Kadınların, idarecilik vasıflarına sahip olmadığı, yaratılışlarının erkekten farklı olduğu, bilimsel bir hakikat…

Bu konuda en çok yıkıcı faaliyetleri yapan Facebook, Twitter, Amazon, Youtube ve benzeri yerlerde bile kadınlar üst kısımlarda yoklar. İdari konumlarda neredeyse hiç yoklar. Göstermelik birkaç kişi öne çekiliyor sadece… Ayrıca kadın çalışanlara erkekler kadar maaş da vermiyorlar. Bu konuda mahkemelikler ve zaman zaman basına yansımasına da mani olamıyorlar.

On yıldan fazladır bu konularda yayınlar yaptım ve bazı gayr-i müslim devletlerde bile bu bilincin oluşmasını sağladım. Peşimden kararlar aldılar, kanaatlerini değiştirdiler. Kadınları, taşıyamayacakları yüklerin altına girmekten kurtardılar.

Buna direnen ülkelerden biri olan Japonya’da ise, kocaman bir market zinciri, kadın çalışanlarını “Ben aybaşı yaşıyorum” yazılı rozetler takmaya zorladı. “Kendi derdimle meşgulüm, seni tam anlayacak gibi değilim, anlasam da sana kafa yoracak gibi değilim, karar vermeye zorlarsan bir karar verir geçerim, doğru olacağından emin değilim. Benim halimi bil, anla ve beni bir yük olarak taşı” demekti bu rozetler…

Neresinden bakarsanız bakın, bu meseledeki inat da İblis’in, satanistlerin pisliği…

Yazık oluyor kadınlara, erkeklere… Aile de yok oluyor. Çocuklar da annesiz, sevgisiz, ilgisiz büyüyor. Kadın hem işte, hem evde çalışıyor. Gün yüzü görmüyor. Üstelik her ülkede milyonlarca aile reisi erkek işsiz geziyor.

Şu Türkiye’de kripto kimlikli hainler, hizmet ettikleri İngiltere’ye gitsinler, yapabiliyorlarsa orada kadınlarla erkekleri tamamen eşitlesinler. Bizi iyice gerdiler.

Devletin okulları çoktan fuhuş yuvasına dönmüştü, artık karakollar bile fuhuş yuvasına döner oldu memlekette… Gündüz vakti bir markette, bir kadının etek altını kameraya çeken cinsi sapık bile komiser çıktı bu memlekette…

O Aile Bakanlığı denilen fesat ve ihanet yuvasına ve onunla beraber paslaşan sözde kadın derneklerinin bütün mekanlarına ve mensuplarına, benzin döküp yakmak lazım. Görüntüleri de kayıt edip dünyaya paylaşmak “Siz de yakın kurtulun” demek lazım.

Ünlü kadınların tamamına yakının erken yaşlanmasının ve çökmesinin bir sebebi de erkekleşmeye çalışmaları ya da erkekleşmeye zorlanmaları.

Erkek gibi olmaya kalktıkça bedenen de ruhen de zihnen de bu yükü taşıyamıyorlar ve erken çökerek yaşlanıyorlar.

Aşırı stres, pek çok hastalığın ve erken yaşlanmanın başlıca sebeplerinden biri…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi