Meşru müdafaa hakkımızı kullanacağız


Rusya’nın Ankara Büyükelçisi olarak görünen ama Rusya’dan çok İngiltere’ye ve ABD’ye çalışan Erkhov isimli şu pislik herifi “istenmeyen kişi” ilan ediyorum. Çetesiyle beraber sessizce çekilip gitmesi için sadece 24 saat süre veriyorum.

Süre sonunda gitmemişse, ne kadar büyük gürültüler çıkacağıyla, kaç kişinin, kaç mafyanın, kaç sözde iş adamının, kaç hükumetin, kaç liderin birden somut şekilde ifşa olacağıyla, dünyanın ne seviyede karışacağıyla ilgilenmiyorum. Türkiye zarar görüyorsa, yansın bütün dünya…

Türkiye’ye ihanet eden, düşmanlık eden, her türlü organize suçlara, kara para işlerine, cinayetlere bulaşmış olan Erkhov gibi kişilerin resmi sıfatları, diplomatik kimlikleri ve pasaportları bizi bağlamaz. Biz, bir kişinin ve çevresinin resmiyette nasıl göründüğüne değil, gerçekte ne işler yaptığına bakarız. Biz zaten resmi hükumet değiliz, gayr-i resmiyiz ve her resmi kritere riayet etmek zorunda da değiliz.

Devletimizin Cumhurbaşkanlığı, Savunma Bakanlığı, MİT’i, Genel Kurmay kademesi ve daha pek çok kurumu ve kuruluşu, başlarına getirilen gizli Ermeni ve Yahudi hainler üzerinden Türk milletinin aleyhine döndürülmüşken… Milleti maddi ve manevi tehlikelerden korumakla vazifeli olan kurumlar ve kişiler, açıkça Rusya’dan talimat alan, Rusya’nın emir eri haline gelmiş kişiler olmuşken.. Bu millet de her medeni ve hür milletin yapması gerektiği gibi, meşru müdafaa hakkını kullanır. İktiza ediyorsa bir meşru millet darbesi de yapar, bir kurtuluş savaşı da verir.

Hem bu kurumların başındaki hain kadrolara karşı hem de bunları sevk ve idare eden Erkhov’a karşı kuvvet kullanır. Erkhov, Türkiye’de hain Ankara hükumetini eline almışsa, elinde oyuncak gibi oynatıyosa, o eli kesmek milletin vazifesidir. Tercih hakkı yok, zaruri bir vazifesidir.

Türkiye meşru müdafaa hakkını kullanırken, Erkhov’u ve bütün çetesini meydan yerde sallandırırken ya da uygun yerlerde birer kurşun hediye ederken, bakalım devamında dünya genelinde nasıl büyük hadiseler yaşanacak.

Rusya oradaysa, Ankara avuç içindeyse, memleketimiz yine de sahipsiz değil, İstanbul burada…

Mert dayanır, Londra maşası olan Rus, kaçar…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın