Türkiye’deki gizli Ermeni paralel devlet çöküyor – 79

“Kesişme: İyi ki varsın Eren” isimli film de gizli Ermenilerin işi… Gerçeklerle uzaktan yakından bir bağı yok. O tarafta Ermeniler, şu tarafında Ermeniler, bu tarafında Ermeniler. Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar.

Yönetmen Özer Feyzioğlu gizli Ermeni… Senaryo yazarları olan Mert Dikmen ve Alper Uyar gizli Ermeniler.

Oyuncular İsmail Hacıoğlu, Rahman Başel, Alayça Öztürk gizli Ermeniler.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, her zaman olduğu gibi Türk rolüne bürünmüş vatan hainlerine dağıtıldı…

Ajda Pekkan gizli Ermeni

Ayla Algan gizli Ermeni

Hayrettin Karaman gizli Ermeni

Hilmi Şenalp gizli Ermeni

Ömür ve Yunus Emre Akkor gizli Ermeniler

Sevan Bıçakçı kimliği açık Ermeni

Süleyman Saim Tekcan gizli Ermeni

Tan Sağtürk gizli Ermeni

Varol Yaşaroğlu gizli Ermeni

Yavuz Bülent Bakiler gizli Ermeni

Yılmaz Erdoğan Ermeni/Yahudi/Kürt kırması

Gülbün Mesara gizli Ermeni

Aşık Veysel gizli Ermeniydi

İbrahim Kalın’da da Çingenelik var. Bir yanı gizli Ermeni, bir yanı Çingene… Çingene olan Firavunların soyundan geliyor. Tıpkı Rishi Sunak gibi. Bu gibilerde hep Yahudi karışması da var.

Türkiye içindeki gizli Ermeniler deşifre olup çöktükçe, uzaylı griler ve yeşiller iyice çöküyorlar. Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde tesis ettikleri bütün sistemler peş peşe çöküyor, iyice çökecek.

Hala direniyor

Tayyip sahte diplomalarla, yalan dolanla, siyaset sahasındaki danışıklı dövüşlerle, medyadaki ve basındaki danışıklı dövüşlü reklamlarla başa getirilirken…

ABD, İngiltere, İsrail ve malum diğer ülkelerin sözde büyükelçilikleri ile paslaşa paslaşa Türkiye’nin başına gayr-i meşru şekilde getirilirken…

Hiçbir siyasi kimliği yokken bile Tayyip dünya liderleri tarafından kabul edilirken…

Bütün bunların arka planındaki en tesirli kişilerden biri de gizli Yahudi Cüneyt Zapsu idi. Zorda kaldığı bir anda “Tayyip’i kullanın, deliğe süpürmeyin” diye açıkça cümleler kurmak zorunda bile kalmıştı ve bu, basına da yansımıştı. “Cüneyt Zapsu CIA casusu mu?” diye haber başlıkları atılmak zorunda kalınmıştı.

Şimdi AKPKK projesi iyice su almış ve batmak üzereyken, elinden geleni yine yapıyor. Hala her türlü ihanetlerin, kara para işlerinin, casuslukların hatta şu nükleer enerji santrali vurgunlarının önde gelen isimlerinden biri olan Cüneyt Zapsu’nun da bir yanı gizli Ermeni..

Yine İngiltere, hep İngiltere…
Her ihanetin, her pisliğin, her şeytanlığın başında İngiltere… Bir de İsrail…

Pakize Suda bir büyücüydü. Son zamanlarda çok çarpıldı, aklı gitmiş gibi oldu. Şimdi ise ihtiyar bedeni daha fazla dayanamadı, İblis de onu daha fazla koruyamadı ve öldü. Çukuru derin, azabı elim olsun. Amin.

Cübbeli de denilen Ahmet Mahmut Ünlü’nün, Çingene yanını hala fark edemediniz mi?

Doğan Erbaş gizli Ermeni.

Her türlü terör ve ihanet işlerinin içinde. Gerçek bir hukuk devletinde ne APO denilen gizli Ermeni terörist piyonu hayatta tutarlar ne de Doğan Erbaş denilen gizli Ermeni hain ve teröristi…

Yekta Güngör Özden gizli Ermeni. Türkiye’deki en büyük vatan hainlerinden biri…

Devlet kurumlarının ve bilhassa adalet sisteminin içinde cemaat ve tarikat arayanlar, öncelikle bu gibi hainlere, bunların bağlı olduğu gizli Ermeni tarikatlarına, gizli Yahudi tarikatlarına, mason tarikatına, Atatürkçü Düşünce Derneği denilen ihanet teşkilatına bakmalılar.

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu gizli Ermeniydi. Anayasa bile yazmış, Türk hukuku diye Londra’nın dayattığı saçmalıkları hakim kılmış vatan hainlerinden biriydi.

Atatürkçü Düşünce Derneği denilen ihanet teşkilatının kurucularındandı.

Muammer Aksoy gizli Ermeniydi. Yahudi yanı da vardı. Atatürkçü Düşünce Derneği denilen ihanet teşkilatının kurucularından biriydi. İsmi meşhur olmuş çok sayıda vatan hainiyle akraba olan bir kişiydi.

Dışişleri Bakanı, İsrail’in ve İngiltere’nin hizmetkarı Mevlüt Çavuşoğu da Antalya’nın İbradı kasabasından… Küçücük kasabadan o kadar çok vatan haini çıktı ki peş peşe sayılsa, sıralansa, çok şaşırırsınız.

Sözde Türk hukukçuları işte bunlar… Adliyelerde kararları aslında bu gibiler ve sözde dernekleri/vakıfları veriyorlar. Hangi gerçek Müslüman Türkün hayatı nasıl karartılacak, yolu nasıl kesilecek, bu gibiler karar veriyorlar. Şu Mevlüt Çavuşoğlu isimli hainin, acayip bir bakış açısı ve özgüvenle benden şikayetçi olması da bu kafa yapısından, bu kabullenişten ve geçmişten geliyor olmasından. Her zaman olduğu gibi, bir sebep uydurup davacı olacaklar ve sonra da gerçek bir Türkün işi orada güya bitecekti.

Bahriye Üçok da gizli Ermeniydi ve Atatürkçü Düşünce Derneği denilen ihanet ve terör teşkilatının kurucularındandı.

İlahiyatçı bir Müslüman kadın rolüne bürünerek, adeta yemeden içmeden İslam’a saldırıyordu. Çok ileri seviyede bir Türk/İslam düşmanıydı. Hak ettiği kadar ibretlik öldü. Yurt dışından evine gönderilen bir kargo paketini açtı ve hemen saniyeler içinde bedeni birkaç parçaya ayrıldı. Elleri, kolları koptu. Yine de hastahaneye kadar yaşadı, orada sonsuz azaba geçiş yaptı.

Bombalı saldırı, kendi iç çekişmeleriydi. Saldırıyı müslümanlar yapmadılar. Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcu’yu ve benzerlerini de müslümanlar öldürmediler. Sonraki süreçte böyle vatan hainlerini ve din düşmanlarını bir de kahramanlaştırdılar.

Müslüman memleketinde tesettürü, Kur’an eğitimini yasaklayanlar… İslam dininin ceza, aile, miras ve devlet hukukunu yasaklayanlar… Dini nikahı hatta Arapça ezanı bile yasaklayanlar… Müslümanları her devlet kurumundan ve ordudan uzak tutanlar hep bu hainler. Bunları hep Londra’nın sevk ve idaresinde yaptılar, yapıyorlar. Hala Türkiye’de Türk görünerek hatta yer yer müslüman alim rolüne bürünerek Adıtürkçülük dayatmaya çalışanlar da hep bunlar…

Şimdilerde çıkıp Adıtürkçülük iddiasıyla konuşup bir de “Hani ne zaman, nerede bunlar yasaklanmış” diyebilecek kadar insanlıktan çıkmış, gemi azıya almış olanlar da aynı ihanet teşkilatlarının mensupları. Oda TV de bunlarla dolu. Sözcü de bunlarla dolu. Benzerleri de bunlarla dolu. Aralarında hiç gerçek Türk ve Müslüman yok.

Bu gibi kişilerden her kimi mindere çekmek istediysem, on seneden uzun süredir birini bile çekemedim, hep kaçtılar. Birkaç dakikalığına karşımda yazışanları, o ünlü ve itibarlı gösterilenleri bile kaçtılar. “Kaçtılar, görüyor musunuz” diye yazılar yazdığım halde bile bir daha geri gelemediler.

İlber Ortaylı bile benimle muhatap olmamak için, kendisine sarsıcı gerçekleri ve yayınlarımı soran onlarca kişiden açıkça kaçtı, kaçıyor. Çok sıkışınca “Atatürk köylüydü. Köylüden Yahudi çıkmaz” diye, görülmemiş seviyede bilimsel(!) açıklamalar bile yaptı.

Öyle bir kansızlık hakim ki ülkemizde, bunlar değil, ben yargılandım. Yargılama dediysem, güya yargılama. Binbir türlü somut delilin, kaynağın, itirafın, hukuk kaidesinin hiçbirini görmedi yine gizli bir Ermeni olan Gülperi Güneş isimli vatan haini sözde hakim… Yargılatıp astıracağım o kadını da benzeri şekilde kararlar almış ve aynı ihanet sisteminin mensubu olan kadın-erkek bütün sözde savcıları ve hakimleri de… Hiç kimse hatta hiçbir ülke elimden alamayacak.

Celal Şengör bile hareket sahası kalmadığı için yurt dışına kaçtı. Kaçışına da ayrı bir kılıf uyduruldu.

Cemal Hüsnü Taray da gizli Ermeniydi

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın