Benim işim olmaz


Türkiye ile Azerbaycan’ın yakın zamanda birleştirilmesine yönelik bir planım ve mücadelem yok. Bu, Kraliçe’nin planı ve hedefi… Bu, Kraliçe’nin sadık köpeği olan Tayyip’in ve çetesinin hedefi…

1453’te İstanbul sözde fethedilmiş gibi gösterilerek kurulan oyunun benzerleri, tarihte başka başka zamanlarda da oynandı. Günümüzde de oynanıyor. Savaş gibi görünen şeyler aslında savaş değil danışıklı dövüş olabildiği gibi, anlaşma, müttefiklik, birleşme ya da Türk birliği gibi görünen şeyler de aslında Türk/İslam düşmanlarının sinsi oyunları olabiliyor. Şu anda dünyada gerçek bir Türk birliği teşkilatı yok. Türk devletlerin başlarında gerçek Türkler yok. Başlarında gerçek Türkler yokken, hukuk sisteminden eğitme/öğretme sistemlerine kadar hiçbir şeyleri “Türk” değilken bu ülkelere tam olarak “Türk devleti” denemez. Başlarındaki hainlerin, Kraliçe piyonlarının kurduğu teşkilata da “Türk Devletleri Teşkilatı” denemez. Daha önce açıkça ifade etmiştim ki hainlerin ittifakıyla kurulan sözde “Türk Devletleri Teşkilatı” da bir ihanet, sömürü ve kara para teşkilatı… Türk dünyasının bunlarla oyalanacak vakti yok. Bu kısımda zaman zaman yaşanan denge değişikliklerinin arkasında da çoğunlukla uzaylı türlerin kuvvet, hakimiyet mücadelesi var ki bu da aslında Türklere yarayan bir şey değil. Türk devletleri diye bildiğimiz devletlerin gerçekten Türk devleti olmasının ve gerçekten bir Türk Birliği tesis etmelerinin vakti artık geldi ve bu uğurda gerekiyorsa bedeller ödenecek, gerekiyorsa çok keskin kararlar alınacak.

Azerbaycan da Kraliçe’nin sisteminden çıkmadan, Türkiye’ye hakikaten yanaşamaz. Birleşmek mi, o asla mümkün olamaz. Bir oyunla, bir hile ile bunu yapmaya kalkanlara da asla izin/meydan vermem. Azerbaycanlılar, başta dini, sonra ahlaki ve siyasi vaziyetini gerçekten Müslüman Türklere yakışır şekilde düzeltecekler. İsrail/Yahudi sevdasını ve bağlantılarını onlara kimler, hangi kripto Yahudi hainler aşılamışlarsa, o aşıları ve aşıcıları kökten red edecekler. “Öztürkler” denilen şey de İblis’in palavralarından bir tanesi. Dünyada Türklerin Yahudileştiği zaman zaman görüldü de Yahudilerin Türkleştiği, kendini Türk bilmeye başladığı pek görülmedi. Bu palavrayı yayanlara bakılırsa dünyada Türk diye bir ırk bile yok. Oysa hakikate bakılırsa, dünyada şu anda Yahudi diye bir ırk yok. Kendini Yahudi olarak bilenlerin en az yüzde 95’i sonradan kendini Yahudi kabul etmeye başlayan Türkler… Kalan yüzde beşi de kim bilir hangi milletlerin mensuplarıdır. İblis’in bu dünyada en çok düşman olduğu ırk Türkler… Daha çok da Müslüman Türkler… Müslüman Türklerin genetik kodlarından tutalım da dini ve siyasi duruşlarına, yaşadıkları arazilerin tabii dengesine kadar bozmak için İblis her zaman çok uğraştı. Çok dengeler kurdu dünya üzerinde, çok yalanlar yaydı.

Azerbaycan’da Türklüğü İblis’in istediği şekilde yorumlayan, Kraliçeye ya da doğrudan İsrail’e ve İblis’e çalışan her kim varsa, Azerbaycan halkı onları devirecekler. Yoksa Azerbaycan’ı ellerimle bile yıkar, oralarda hakiki bir Türk/İslam milleti ve devleti tesis ederim. Ya da çok başka şartlarda, beklenmedik tavırlar sergileyerek Azerbaycan’ı Türkiye’ye dahil ederim. Azerbaycan denilen topraklarımız Türkiye’ye dahil olmuş olur ama bu haldeki Azeri halkı dahil olamamış olurlar, yok olurlar. İblis’in bu fitnesi de sönmüş olur. Bu hususta ilerleyen zamanlarda asla bir karar değişikliğim olmayacak. Asla kesin, net tavrımdan taviz vermeyeceğim. Türklük hususunda saçma sapan Satanist projelerine kul olanları asla yanımda tutmayacağım gibi, her yeri tezat ve iftira dolu olup da bozuk bir yol olduğu 15 dakikada bile kavranabilecek olan Şii mezhebine tabi olmuş Azerileri de asla yanımda tutmayacağım. İblis’in Şia fitnesine de meydan vermeyeceğim. Zaten aklın yolu bir. Bir kısmı kendini dini ve ahlaki sahalarda Avrupalılardan daha fazla yozlaştırmış, bir kısmı kendini İran Şiilerinden daha fazla dini sapıklığa sürüklemiş, bir kısmı Türklüğü Yahudilik olarak kabul eder olmuş bir Azerbaycan halkı ile biz anlaşmak, birleşip kuvvet bulmak istesek ne olur. Akıl, mantık işi mi böyle bir şey…

Gayr-i müslim bir millet/devlet Türkiye’ye dahil olmak istese, hiç karışmam, her türlü dini, örfi, hukuki serbestliklerini/haklarını hemen veririm. Lakin “Müslümanım”, “Türküm” derken bir yandan da dinen ve ahlaken pek çok gayr-i müslim milletlerden daha da beter hale gelmiş bir Azerbaycan halkı ile benim işim olmaz. Benim işim olmazsa Türkiye’nin de işi olmaz, dünyada benimle birlikte hareket eden tarafların da işleri olmaz. Anca hızla batmakta olan İngiltere’nin, ABD’nin ya da Rusya’nın işi olur ve onlar da Azerbaycan’ı değil kendilerini bile kurtaramazlar.

Azerbaycan’ı, Ukrayna meselesinden dolayı ateşe sürüklemek isteyenler, planlarını iptal etmediler. Ben de kararımı değiştirmedim, değiştirmeyeceğim. Hala Kraliçe’ye itaat eden, hala İsrail’e kulluk eden bir Azerbaycan kahrolsun, yok olsun. Kılımı bile kıpırdatmadan izlerim.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

“Benim işim olmaz” üzerine bir yorum

  1. 3 gün önceki yazınızda yazmıştınız Fatih biyonik robot diye Fatih robotsa beyazıdla cem kimin çocukları hanedanın soyu nasıl devam etmiş bunları yavuz ile ikinci Abdülhamit biliyormuydu hazreti üstadımızın büyük dedesi İdris bey nasıl tuna hanı olmuş nasıl Fatih in kız kardeşiyle evlenebilmiş

Bir Yorum Yazın