Tiyatroda yeni perde: Azerbaycan


Hiç sözü uzatacak değilim. Yıllardır zaten herkes her şeyi anladı. Dünya üzerinde nasıl bir sistemin işlediğini, tarafların gerçek yüzlerini, gerçek hedeflerini, usullerini, oyunlarını, hilelerini herkes anladı, kavradı. Masonluğu, Satanistliği herkes anladı.

Birbirine hasım görünen pek çok taraf, Azerbaycan meselesinde de arka plandan danışıklılar. Yine aynı oyunlar oynanıyor. Yine kan dökecekler, yine sömürecekler, yine çalacaklar, yine çocukları, yine kadınları kaçıracaklar. Yine kara ve kanlı para işleri çevirecekler. Yine Putin, yine Tayyip yine İran, yine o devletten bile sayılmaz Ermenistan ve daha yanlarında irili ufaklı İslam düşmanı liderler ve ülkeler danışıklı dövüşecekler. Asıl hedef, bu dünyayı tam olarak şeytanlaştırmaya her devirde mani olan Müslüman Türkler….

Yine Kraliçe emirler veriyor, birbirine hasım görünen liderler, devletler de rollerini oynuyorlar. Yine Ankebut Ağının basın ve medyası, soysal medyası, sözde uzmanları, emekli subayları kitleleri oyunların içine çekiyorlar. Yine aynı, hep aynı…

Hiç umurlarında değil, Azerbaycan’ı da mahvedecekler. Azerbaycan’ın başındaki İlham Aliyev ve sistemde ondan daha üst seviyede bir kişi olan satanist Yahudi ve büyücü karısı Mihriban Aliyeva da rollerini oynuyorlar. Aldıkları talimatları yerine getiriyorlar. Her şeyin başında Türk/İslam düşmanlığıyla davranıyorlar.

Bu sistemin hedefi bütün insanlığı bu türlü oyunlar sayesinde maddi ve manevi felaketlere sürüklemek. İnsanlığın tamamına yakınını istedikleri ayara zaten uzun süre önce getirdiler. Şimdi İstanbul merkezli “insani” bir mücadele dünyayı sarıyor diye, çok yakında somut olarak da hamlelerini yapacak diye panik halindeler. Danışıklı dövüşlerle, suni krizlerle yine sahaya yön vermeye, kendilerince İstanbul’a karşılık vermeye çalışıyorlar.

Yine hiç uzatmadan yazıyorum. Azerbaycan halkı, başındaki o kuklalara, o gölgesinden bile korkan üç beş kripto haine itaat etmeye devam ettikçe, biz hiçbir şey yapmayacağız. Zaten Azerbaycan halkının epeyi bir kısmı, bu hainlerin idaresi ve asimilasyonu altında kala kala İsrail/Yahudi ve Avrupa sevdalısı olmuş vaziyette. Türklük, Müslümanlık hatta insanlık kalmamış. İtikatları, hayat tarzları, kıyafetleri, bakış açıları, her şeyleriyle çürümüşler. Geri kazanılması mümkün olmayan bir kitle Türkiye’de var, bunu tekrarla ifade ediyorum ama Azerbaycan’da da var.

Ankebut Ağı’nın usulleri belli… Terör, kan, kavga, gürültü, intikam, fitne, fesat, eziyet, cinayet, çıplaklık, dinsizlik, tecavüz, cinsi sapıklık, açlık, yokluk, hastalık ve şeytani olan her ne varsa hepsini yaymak. Her asırda hep aynı şeylere devam…


Azerbaycan’daki gerçek Türkler/Müslümanlar başlarındaki hainleri devirmek zorundalar. Birlik olacaklar, mücadele edecekler. Gerekiyorsa bedeller ödeyecekler. Başka yolu yok. Bunu görelim, en azından bunun için mücadele ettiklerini bir görelim, biz zaten yanlarında olacağız. Gerekiyorsa yanlarında olarak bedeller ödeyeceğiz. Gerekiyorsa eş zamanlı olarak Güney Azerbaycan’ı da ayağa kaldıracağız. Gerekiyorsa dünyayı karıştıracağız ama aksi halde Azerbaycan’ı acı akıbetlerine bırakacağız.

Acılar, katliamlar, açlık, hastalık, toplu ölümler bir süre yaşanır. Onurlu bir millet olmak yerine, sömürülen sürüler olmaya razı olanlar, şeytani sisteme itaat etmeye devam edenler cezalarını bulurlar. Allah, yoldan çıkmış kavimleri, şeytana uymuş nesilleri hangi vesilelerle ve nasıl şiddetli şekilde kahrediyor, herkes bir tekrarla daha görür. Sonra biz yine Azerbaycan’ı sınırlarımıza dahil ederiz. Netice değişmez ama bu süreçte çok canlar yanar.

Türkiye’den hiç kimse, Azerbaycan kendine gelmedikçe bir hamle yapmayacak. Hiç kimse danışıklı dövüşlere alet olmayacak. Hiç kimse adından başka hiçbir şeyi Türk kalmamış, Müslüman kalmamış kişilere, gruplara destek olmayacak. Askeri, siyasi, mali hiçbir sahada destek verilmeyecek. Hatta haber mevzusu bile yapmayacağız. Herkes ya doğru düzgün yaşayacak ya da müstahakını bulacak.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın