Terörist dayanışması

Ülkemizdeki en büyük teröristlerden biri olan gizli Ermeni Kemal Kılıçdaryan, haddini iyice aştı…

Sülalesi, kendi gibi teröristlerle dolu olan Kemal Kılıçdaryan, terörist yüzünü bir kez daha gösterdi. Onlarca senedir kul hakkı yiyen, kullandıkları elektriğin parasını bile ödemeyerek vatandaşlarımızın sırtına yükleyen… Son zamanlarda faturalarını ödemeye zorlanan ve buna hukuksuz şekilde direnen… Çoğunlukla terör örgütlerine sempatizan ya da destekçi olan kitlelere… Hukuk dışı ve terörsit dayanışması kapsamında sözler verdi. İngiliz Kraliçesi ile sıkı bağlantılar içinde olan, Kraliçe’den dizbağı nişanı verilmiş olan gizli Hristyan Abdullah Gül ile de sürekli paslaşan Kemal “Bizim iktidarımızda Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman’da çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz.” dedi.

İnsanlar merak ediyorlar. Oralarda çiftçilik yapanların ayrıcalığı ve üstünlüğü nedir. Kürt görünen gizli Ermeniler, gizli Süryaniler, gizli Ezidiler olmaları mıdır… Terörü, bebekler ve çocuklar da dahil olmak üzere sivil insanların bile acımasızca katledilmesini, ülkenin bölünmesini meşru gören, destekleyen ve bunları talep eden kişiler olmaları mıdır…

Anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olan bu kararırınn, bir hukuk devletinde uygulanması zaten mümkün değildir ve suçtur. Bunca yıldır siyaset sahnesinde olan Kemal’in ve etrafındaki gizli Yahudi, gizli Ermeni, gizli Hristiyan çetenin bu kadarcık olsun hukuk bilmeme ihtimali mi vardır.

Tayyip’in iyice köşeye sıkıştığı ve aslında hükümsüz kaldığı şu günlerde Kemal, neden üst üste toplumu gerecek, bir yandan da teröristleri etrafına toplayacak ve toplumun tepkisini de üzerine çekecek açıklamalar yapmaktadır. Bir taşla kaç kuş vurmaya çalışmaktadır. Aynı şeyi, bir mafya anası olan gizli Yahudi Meral Akşener’in de birkaç kez denediği gözler önünde. “Aman kalabalıkların desteği/oyu hızla bize akmasın, aman AKPKK biraz daha iktidarda kalsın” demek olan bu davranışları sergilemeleri yönündeki talimatı bu hainler, bu teröristseviciler, bu çift kimlikle yaşayan omurgasız sürüngen ve kara paracı tipler, yine ABD’nin Ankara’daki sözde büyükelçiliğinden mi, İngiltere’nin sözde büyük elçiliğinden mi, yoksa yine MİT’ten mi yoksa doğrudan CIA’dan mı aldılar. Derhal gözler önüne serilmesi gereken asıl mesele budur.

Sözde muhalefetin de tıpkı AKPKK ve MHPKK gibi terörist dostu oldukları, beraberce her türlü kara para işlerini bu güne kadar yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri gözler önündedir. Hepsinin tek merkezden talimatlar alan ve birbirleriyle danışıklı dövüşerek Türkiye’ye, Türk milletine hatta insanlığa ihanet eden insan şeytanları oldukları gözler önündediler. Bunlara artık gereken sertlikle müdahale edilmelidir.

Bu ülkede kanunlar önünde bütün vatandaşlar eşittir. Hiçkimse, diğerinden üstün ya da ayrıcalıklı değildir. Terör örgütlerine taban oluşturan kitleler yargılanıp cezalandırılırlar, cezaları da genellikle idam cezası olur ve topluca infaz edilirler. Bunlardan henüz suç işlememiş olup da sempatizan sınıfında kalanları ise, hukuka uygun şekilde tehcir edilirler. Bu yapılmazsa, 1915’teki gibi millet kendini müdafaa faaliyetleri icra etmeye başlar ve yine aynı sonuca çıkılır.

Teröristlere taban oluşturan kitlelerin davranışlarını meşru görmek/göstermek, bunlara bir de ayrıcalıklar tanımaya kalkmak, ancak baş teröristlerin, teröristlerin siyaset sahnesindeki temsilcilerinin teşebbüs edebileceği bir alçaklık ve teröristliktir. Kavala da Selahattin Demirtaş da benzerleri de aynı bu konumda ve zihniyette oldukları için, bu türlü suçların içinde oldukları için Kemal ve çetesi tarafından sürekli olarak müdafaa edilmektedir. Bu çetelerin işbirlikleri de aslında gözler önündedir.

Hala altılı çeteye kanunların emir ettiği müdahaleleri yapmayan adli yetkililer, bu suçlara ortak oluyorlar ve çok yakında, bu milletin öfkesi çelikten bir yumruğa dönüşerek bütün teröristleri ve hainleri ezdiği o günlerde, bu terör çeteleriyle birlikte yargılanırlar ve asılırlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın