Siz gereksiz maceralara teşebbüs etmediğiniz sürece, iktidarınızı yıkmak niyetinde değilim. Bunu size kabullendirebilmek için, kaç farklı zamanda kaç tekrarla yazdım. Hep bu dediğim minvalde kararlar aldım. Buna rağmen bile bir türlü kani olamadınız, dengeleri gözetemediniz. Bu sözüm hala geçerli.

Zaten yıkılmış bir iktidarsınız. Acınası hallerdesiniz, çok sayıda vahim dertle meşgulsünüz, memleketi her sahada dibe vurdurdunuz, iki adım önünüzü göremez haldesiniz, bu sıkıntılardan çıkışı görmüyorsunuz ve her geçen gün dertler derya oluyor. Lakin bu millet size müstahak. Bunlar bile iyi günleriniz ve daha bin beteri yaşanacak. Herkes müstahakını buluyor. Ben, bu mücadelenin en başından beri, kararlarımı alırken hep manevi esaslara, inançlarıma göre aldım. Bunu da açıkça ve tekrarla ilan ettim. Şimdi de öyleyim. Lakin siz en başından beri hep beni kendiniz gibi zan ettiniz. Kaç sene oldu, hala beni olduğum gibi kabullenemediniz. Bu da vahim ötesi hatalar yapmanıza sebep oluyor. Sürekli gereksiz gerginliklere sebep oluyorsunuz.

Daha somut adımlar atın, yapmanız gereken işleri yarım bırakmayın, bu dengeden memnun olduğunuzu ve böyle devam etmesini istediğinizi, sahada yapacağınız ve bize uygun düşen eylemlerle gösterin ve şu lüzumsuz tansiyon/gerilme düşsün. Zaten son derece az ve kolay taleplerde bulunuyorum. Zaruri görmediğim hiçbir meseleye karışmıyorum.

Siz böyle yapacaksanız yapın, ben de yine “Bir tek uyuşturucu operasyonu bile istemiyorum. Herkes geri çekilsin. Sadece şu şu şartlarda kuvvet kullanacağız” ve “Sadece şu şu konularda geri durmayacağız, sahada olacağız.” demeye, daha önce söylediklerimi tekrar etmeye devam edeyim.

Hukuki zeminde sergilediğiniz faydasız hatta size çok zararlı inadınızı da bırakın. Şu işleri artık soysuzların elinden alın. Size senelerdir “O Soysuz, bize değil, asıl zararı size, sizin sisteminize verecek. Bunun hareketleri, kararları, çıkışları dengeli değil.” demiştim. Şunu arkalamayı da bırakın. O kendinden başka herkese yanlışını yaptı. Size de çok yaptı ve yapıyor. Onun kalemi çoktan kırıldı. Sadece dünya planında sebeplere uydurulması kaldı. Bu yaşanan kriz de bu söz konusu sebeplerden/vesilelerden biriydi. O artık kalemi kırık biri ve onun hukuki zemindeki rezilliklerinin, sebep olduğu skandalların üzerine bir gitsem, gerçekten bir mücadele versem, siz o gün toptan yıkılacaksınız. Bunu size kaç tekrarla ifade ettim ama hala inanılmaz bir bakış açısıyla hareket ediyorsunuz. O dosyaların beni frenlediği ve frenleyeceği yok. Onları ortadan kaldırmak istesem, mesele bile değil.

Artık kararınızı verin. Bir duruşunuz olsun. Ya çıkalım meydana gösterelim hünerlerimizi ve bir şekilde bu iş bitsin. Bir taraf kazansın, diğer taraf yok olsun. Ya da artık kabul edin Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını, dünyanın eski dünya olmadığını ve her şeyi yenileyen güç unsurunun bizler olduğunu… Ve ona göre hareket edin ve bu kriz dinsin. Dünyanın hangi yanında aleyhime bir rüzgar estirilmek istense, ilk siz bu rüzgara kapılıyorsunuz. Bir bakın dünya sahnesine, sadece son bir ayda bile nelere sebep olduğuma bir bakın. Dün karşımda devleştiğini zan eden sözde dünya liderlerinin hallerine bir bakın. Hepsi birbirinden acınası hallerde.

Bir daha beni gereksiz yere germeyin, yarım kalan her ne iş varsa onları da tamamlayın, halledin. Ya da siz bilirsiniz.

Mehmet Fahri Sertkaya