Çok sert şekilde bastıracağız

Türkiye’yi karıştırma planları yapanları, bunların yurt dışındaki bütün bağlantılarını ve bütün planlarını biliyorum.

Buna izin vermeyeceğim. Siyasette, bürokraside, orduda, iş dünyasında, basın ve medyada önde gelen kişilerden olup bu kaos/ihanet planının içinde yer alan birçok kişiyi yani bu ihanetin beyin takımını ikaz ediyorum.

İktidardakilerin canı cehenneme ama söz konusu memleketse, bizim gözümüz hiçbir şeyi görmez. Şu şartlarda, ülkemiz için çok büyük zararlara sebep olacak bu ihanet planlarını bozmamız, iktidara destek verdiğimiz manasına gelmez.

Biz kısacık süre daha sahayı takip ederiz, bu gizli toplantılar, bu gizli görüşmeler ve böyle planlar yapmalar devam ederse, kimse sahaya indirilemeden biz sahaya müdahale ederiz. Türkiye’de şüpheli şekilde peş peşe ölen ünlüler olabilir.

Rusya, Çin ve Amerika başta olmak üzere, Türkiye üzerinde vahşice planlar kurmuş pek çok ülkenin Türkiye’den büyük darbeler aldığı, dünya üzerindeki sömürü ve kara para çarkının kırılmak üzere olduğu… Dünya ülkeleri arasında yeni ve hayırlı ittifakların kurulduğu… Dinleri, dilleri, kültürleri farklı olan halkların dünya üzerindeki zulüm ve vahşet çağını bitirmek için seferber olduğu… Bebeklerin, çocukların, genç kız ve kadınların akıl almaz zulümlerden ve sapıklıklardan kurtarılmaya başlandığı şu zamanda… Bu gidişattan rahatsız olup Türkiye’yi içeriden karıştırmak ve dünya genelindeki bu hayırlı gidişatı durdurmak istemek, büyük, çok büyük bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçtur.

Bir de hak, hukuk, demokrasi, insan hakları, kadın hakları ve benzeri söylemlerle Türkiye’yi bu şartlarda içten karıştırmaya kalkmak, en sert şekilde tepki verilmesi gereken bir ihanet eylemidir.

Böyle yapmaya çalışacak herkesi vatan, millet ve insanlık düşmanı olarak göreceğiz ve bu fitnenin başlamadan söndürülmesi için iktiza edenleri anında yapacağız.

Gezi Parkı hadiselerinin yıl dönümüne denk gelen şu günlerde (27 Mayıs – 2 Haziran), en çok da Türkiye’deki gizli Ermeni çetelerinin, bunların kontrolündeki sözde STK’lerin, sözde siyasi partilerin, sözde siyasetçilerin, terör örgütlerinin, sözde gençlik teşkilatlarının, sözde basın ve yayın kuruluşlarının ve sosyal medya hesaplarının oyunlarına aldanması muhtemel olan, davasında samimi olan, ülkesine asla ihanet etmeyecek olan, insanların canını asla yakmayacak olan, halkların kurtuluşunu gerçekten isteyen solcu kesimleri de akl-ı selime davet ediyor ve ikaz ediyorum.

Büyük oyunlar oynanıyor, büyük tuzaklar kuruluyor ve buna teşebbüs edilirse çok yüksek sayıda can yanacağı, en sert şekilde bastırılmak zorunda kalınacağı şimdiden görülebiliyor.

Tayyip’i elinde oyuncak gibi oynatan, memlekette ve dünyada dönen dolaplardan kasten haberdar etmeyen, Türkiye’yi içeriden karıştırma planlarına hizmet eden o sözde danışmanları, o resmi kimlikli zatları ikaz falan etmiyorum. Onlar ikazdan anlamazlar. İnceldiği yerden kopar, onlar da enselenirler.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ayasofya, Diyanet’in elinde çürüyor

Türkiye’de bir emanetin, hele ki tarihî bir emanetin teslim edileceği son kurum bile olamayacak denli pespayeleşmiş Diyanet İşleri Başkanlığına devredilen Ayasofya Camii, hiçbir hâl ve şartta hak etmeyeceği bir muameleye maruz bırakılıyor.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, Ayasofya’nın birçok yerinin zarar gördüğü ve yazık ki özensizce kullanılmış olduğu görülüyor.

Ecdat yadigarı Ayasofya’ya kıymet verilmiyor. Sosyal medyada paylasılan fotoğraflarda, 1500 yıllık imparatorluk kapısının parçalanmış olduğu, yönlendirmelerin kalitesiz A4 kağıdına bozuk bir İngilizceyle yazıldığı, ayakkabı dolaplarının kir-pas içinde bırakıldığı, giriş kapısından görüntü kirliliğine neden olan kabloların sarktığı, süpürge gibi temizlik malzemelerinin kapı arasına sıkıştırıldığı göze çarpıyor.

İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük…

Kendilerini devletlerden, adli makamlardan, uzmanlardan büyük gören ve her hususta kafasına/menfaatine göre sansürlemeler yapan şu sözde sosyal ağları artık ayara çekmenin zamanı gelmedi mi?

İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük… Zarar, ziyan çok büyük.

Sosyal ağ şirketleri, hiçbir mazeretle ifade hürriyetini engelleyemezler. Bu, büyük bir suçtur. Her hususun doğrusunu bilen tek taraf gibi davranamazlar. İnsanların kabullenişlerini, fikirlerini, tercihlerini, kararlarını yönlendiremezler. Bunu, insanlığın faydasını gözetiyormuş rolüne bürünerek de yapamazlar. Mahkeme kararları olmadan içerik kaldıramazlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Herkes seni dinliyor Tayyip!

Herkes seni dinliyor Tayyip!

Bindiğin makam arabalarının içinde çok gelişmiş elektronik kontrol sistemleri var ve bu elektronik kalabalığının arasında bir kısmı da içeriyi, aracın içini dinlemek için çalışıyor. Yani “böcek” tabir edilen cihazlara gerek kalmadan da bindiğin araçlar bir dinleme aracı olarak kullanılıyor. Bunun haricinde de araçlarının bazılarında böcekler var ve onlarla da dinliyorlar.

Senin makam arabalarında neler konuştuğunu hep dinlediler, dinliyorlar. Makam arabalarının konumlarını sürekli olarak takip edebiliyorlar. Telefonun da dinleniyor. Makam odanı da dinliyorlar. Özel odalarına/hayatına kadar dinliyorlar. Dinlemedikleri bir yer yok. Üstelik Tayyip, bunu çok sayıda taraf yapabiliyor. Herkes seni dinliyor.

İstihbarat gücün kadar savunma/korunma gücün de zayıf… Tercih ettiğin makam arabalarına uzaktan ve iz bırakmadan elektromanyetik şoklarla müdahale etmek ve kazalara sebep olmak çok kolay…

Daha yalın, daha sade ama sağlam/güvenli araçları ve cihazları tercih et. Bu işi öteleme ama Hakan Fidan’a da bırakma. Onun kendisi zaten bir dinleme cihazı… Böcekleri bulsalar da bulmamış rolü yapar sana o Hakan Fidan ve adamları…

Etrafını temizlemen gerçekten de zor ama imkansız değil. YİT sana bu konuda destek vermek isterdi ama o kadar da değil. Bak Tayyip, şu Akademi Dergisinin arşivini istersen kendin karıştır. Sana kaç kere ikazlar yapmışsam ve dinlememişsen, her seferinde başın çok ağrıdı. Bence bu defa dinle. Tedbirlerini al ve kim vurduya gitme, bütün planlarını önceden cümle aleme dinletme.

Putin’in tabiriyle ifade etmek gerekirse ben Rusya’yı ısıracağım. Çin’i de parçalayacağım. Onların son çare olarak seslerini yükselttiğine ve tehditler ettiğine takılma. Sergiledikleri tavırlar, acziyetin tezahüründen başka bir şey değil. Dünya tarihine geçecek ve tarihte büyük kırılma noktaları oluşturacak hadiselerin çok yakında yaşanacağını yazmıştım. Şiddetli gerilmelerin olacağı ve son zamanlarda sebep olduğum şok edici gelişmelerden çok daha şok edici şeylere sebep olacağım, tahmin edilebilir. Beni durdurmak için kurulan planların içinde yer alma, piyon olma, hata yapma. Benim seni kısa sürede devirmek gibi bir planım yok. 27 + 5 = 2 de benim sana bir şey yapacağım manasına gelmiyor. Aksine, o da seni ikaz ettiğim bir paylaşımdı. Artık karar senin, duruşunu bana da dünyaya da net olarak göster ve tarihin nasıl akacağı belli olsun. Burası, köprüden önceki son çıkış…

Mehmet Fahri Sertkaya