Sahadaki pek çok kişi bir plan dahilinde konuşturuluyor ya da susturuluyor

Bir de bu var…
Çok taze. Damarlarındaki kana kadar hatta iliklerine kadar Akademi Dergisi tesirindeki Sedat Peker’in şahane ve zekice bir oyun kurduğu yok. Şu ana kadar hiçbir şey anlatmadığı bile iddia edilebilir. Birkaç konu başlığına dokunup geçti ve gerisi laf kalabalığı… Zaten böyle yapması istendi. Sadece Sedat değil, Sedat’ı oynatanlar da gece gündüz Akademi Dergisi ile yatıp kalktılar. Konuları, üslupları, konuşmaları, yazışmaları tamamen değişti.

Akademi Dergisinde, Sedat’ın anlatamadığı neler neler anlatıldı ama milyonlara ulaşmasına izin verilmedi.

Şu var ki kötü taklitlerin çok yakında kullanma süresi bitecek ve asıl olan Akademi Dergisi Türkiye’ye ve dünyaya yön vermeye devam edecek.

Sahadaki pek çok kişi bir plan dahilinde konuşturuluyor ya da susturuluyor.

Bunlardan sadece biri Sedat Peker…

Bir de bu var. Bu da taze sayılır. Pek çok kimse bunu da gözden kaçırdı ve gelişmeleri doğru değerlendiremiyor.

Prof. Dr. Gürses, “Cumhurbaşkanı Erdoğan güvende değil” dedi ve şöyle devam etti:

“Tayyip Erdoğan’a da ilettik buradan da söyleyelim; Çevresindeki (2 Bakan 1 Başkan) birkaç kişi Tayyip Erdoğan rahatsız ülke yönetimini biz ele aldık deyip bu milleti hapse atarlar. ( 3 kişi 3 Kahraman gözüken…) Böyle bir şey olursa hemen ayaklanın!”

Mehmet Fahri Sertkaya

“Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor

Şu Akademi Dergisi’nin Telegram’daki arşivinde neler neler var:

24 Temmuz 2020

“Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor

Soysuz da sürekli baş ağrısı, kafa karışıklığı, şuur bulanıklığı gibi haller yaşıyor. Kendinde olduğu zamanlarda, güvendiği kişilere Tayyip hakkında ve içinde bulundukları şartlar hakkında konuşuyor.

Artık sona geldiklerini, çıkmaza girdiklerini, Tayyip’in sürekli yanlış kararlar aldığını, böyle giderse Tayyip’le birlikte kendilerinin de yıkılıp asılacaklarını anlatıyor ve Tayyip’i bir şekilde öldürmeleri gerektiğini söylüyor. Tayyip’i öldürürlerse gerilim bir anda düşer, dengeler değişir ve kendileri bir şekilde bu işlerden sıyrılıp da hayatta kalabilirler diye düşünüyor, konuşuyor.”

Mehmet Fahri Sertkaya