Merkel çok sık ve büyük arızalar yapıyor

Dünyanın her yerinde biyonik robotlar dalga dalga bozuluyor. Mehmet Haberal suretinde imal edilmiş robotun içindeki uzaylı bile son bir ayda iki kere değiştirildi.

Putin suretinde imal edilmiş robot ve içindeki yeşil uzaylı cayır cayır yandıktan sonra yeni robotun içine uzaylılar nöbetleşe giriyorlar.

Merkel suretinde imal edilmiş robot için de aynı şeyler geçerli. Merkel’in bazı sorunlar yaşayıp bunları gizlediği fark edilmeye başladı. Merkel’in içindeki uzaylı, mümkün olduğunca Merkel suretindeki biyonik robottan çıkarak duruyor.

Dediğim gibi, uzaylı insan türlerinin, biyonik robotlarla aramıza sızıp dünyanın her meselesine yön verme devri bitiyor. Bu devri bitiriyoruz.

Yeraltı üslerinde bile duramaz oldular. Neler yaşadıklarını saatlerce sesli anlatmak gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

İşte ben meydandayım ve “Yapamayacaksın!” diyenleri görmek istiyorum…

600 milyardan fazla uzaylı medyum sahadaydı (bunların bir kısmı biyonikti) ve çok yaklaşık yarısı öldü.

300 trilyondan fazla cin kabilesi de aynı anlarda sahadaydı ve tamamen yok oldular.

Sayılamayacak kadar çok (yüz binlerce) büyü ve ittifak etmiş bir büyücü ordusu da vardı. 420’den fazla dünya insanı büyücü de öldü.

Uzaylıların büyücüleriyle cinlerin büyücüleri de onlara destek verdiler. Onlarda da yüksek sayıda ölüler var.

Metafizik sinyal yayan cihazlardan da aynı anda çok yüksek sayıda kullanıldı ve onların da tamamına yakını bozuldu.

Bizde ölü yok, yaralı yok, yorgunluğun haricinde bir sorun yok. Lakin bu yorgunluğa rağmen bir bu kadarını daha hemen şimdi ezip geçebiliriz.

ABD de Çin de Rusya da bitmiştir. Filistin meselesi de artık başka bir boyut kazanacak. Dünya üzerinde söylediklerimin hepsini yapacağım. Diyarbakır da BOP’un kara para yıldızı olmayacak, onu da bozacağım.

İşte ben meydandayım ve “yapamayacaksın” diyenleri görmek istiyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sadece Rusya ve ABD değil, Çin de alarm veriyor

Şi, son zamanlarda olduğundan da kötü bir halde… Bitik bir halde. Çin’in idari kadrosu hep kötü halde. Asker arasında ölenler de çok, ölmeyip akıldan olanlar da çok. Deli deli tavırlar sergileyen askerler görülüyor sık sık… Birbirlerini ısırıyorlar, birbirlerini vuruyorlar, kendilerini vuruyorlar, daha neler neler…

Askeri araçlarda ve teçhizatta da sık sık sorunlar yaşanıyor. Ta ki uydu sistemlerine kadar. Şu ana kadar bile zarar onlarca milyar doları bulmuştur.

Ara ara askeri tesislerde yangınlar da çıkıyor, patlamalar da oluyor. Helikopterler anlayamadıkları şekilde düşüyor, savaş uçakları uçmuyor. Denizaltılarda da çok sorunlar yaşanıyor. Çin’de bir korku havası hakim… Öyle “Havana sendromu” ya da korona deyip geçilecek gibi değil yaşanan sorunlar.

Çinli askeri yetkililerden bize mesaj gönderip “Durun, durun” diyenler var. Durmadık, durmayacağız.

Doğu Türkistan’da zulüm, asimilasyon, soykırım devam ettikçe… Çin, dünya üzerinde pek çok millete zulüm etmeye devam ettikçe… Çin, Tayyip’i/AKPKK’yi yönlendirmeye ve Türkiye’nin, Türk milletinin aleyhine işler yaptırmaya devam ettikçe… Aşılar, maskeler dayatıldıkça ve kısıtlamalar, kapatmalar devam ettikçe… Ziraatimiz, tabii kaynaklarımız gizli silahlarla, iklim silahlarıyla Çin tarafından vurulmaya devam ettikçe… Ülkemizin ekonomisi Çin’in de talebiyle ve hükumetimizin gücüyle kasten batırıldıkça ve daha saymakla bitmez bir sürü Çin pisliği, ihaneti, saldırganlığı devam ettikçe biz durmayacağız.

Ve dahi dünyada Çin dahil olmak üzere bizi durdurabilecek bir güç unsuru yok.

Çin’e güvenip de Türk’e ihanet edenler, Türk’ü kendi devletinde maddeten ve manen yıkmak isteyenler… İşte onlar… Onları da harcıyoruz, harcıyacağız.

https://ok.ru/video/2734601475473

Mehmet Fahri Sertkaya

Kanunsuz suç ve ceza olmaz.

Ya hükumet hukuka uyar ya da çok başlar alınır. Çünkü bıçak kemiğe dayandı. Çünkü devlet/hükumet gücüyle yapılan ihanetlerin ve işlenen cinayetlerin somut ispatları var.

En baştan beri anlatmıştık. Şu maskelerin virüslerden korunmaya hiç fayda sağlamadığı ve hatta insan sağlığına zarar verdiği şimdilerde iyice netleşti, kabul gördü. “Virüs yok” diyenlerden değiliz. Bir değil, bir çok virüs ihtiyaca göre insanlığa bulaştırıldı ve hala ihtiyaç duyduklarında değiştirip geliştirip yayıyorlar. “Mutasyonlar var.” diyorlar ve insanlığı oyalıyorlar. Çünkü bu süreçte çok ama çok büyük kara paralar kazanıyorlar. Bu sürecin bitmesini istemiyorlar. Süreç devam ettikçe de detayalara kadar her hususta hukuk tanımaz tavırlar sergiliyorlar.

Maske takmayan kişilere ceza kesilemeyeceği de zaten başından beri tartışılamaz kesinlikte gözler önünde olan bir hukuk gerçeğiydi. Bazı mahkemeler, vatandaşlarımızı haklı buldular ve kesilen cezaları iptal de ettiler. Bu husus da artık iyice netleşti ve kabul gördü.

Zaten bu gibi hususlarda, milletler arası ve insanlığın toptan düşmanı bir ihanet çarkına (Ankebut Ağına) hep birlikte hizmet eden, ifade hürriyetini, hukukun ve bilimin söylediği gerçekleri bile boğup/susturup milleti el birliğiyle yanlış uygulamalara sevk eden, devasa kara para sürecinde çok mühim bir rol oynayan sözde Türk basın ve medyasının ve sözde sosyal ağların aksine olarak, Türk milletinin çoğunluğu doğruları anlamış ve dikkatli olmuştu. Bunların el birliği ile ifade hürriyetini ve gerçekleri engellemek istemesi zaten milletimizin gözünü iyice açtı.

Maskeler virüsleri durdurmadı. Beyne giden oksijeni azalttı. Ham maddesi petrol olduğu için de sağlığa ayrıca çok zararlar verdi. En çok da çocukları etkiledi. Aşılar da gerçekten aşı değiller. Hala hiçbirinin normal süreci tamamlanmadı. Hala gerçek bir aşı geliştirilmesine yıllar var. O sözde aşılarda kısırlık ve beyin hasarlarına sebep olmak başta olmak üzere pek çok art niyet var. Bunları ispatlarıyla, vakalarla, isimlerle anlatanlar da koskoca profesörler…

Gelinen bu noktada, AKPKK ve işbirlikçisi sözde Türk basın ve medyası ve ayrıca birkaç tane sözde uzman/hekim, ayrıca gerçek sahici CIA olan o sözde sosyal ağlar aksini iddia edecek ve hatta yine zorbalığa başvuracak olsa da maske, mesafe, kısıtlama, kapatma ve aşı baskılarına karşı milletçe artık devleşmeliyiz.

Anlaşılıyor ki milletimiz elini masaya sert şekilde vurmadıkça bu kara paracı insan şeytanları bu kara para sürecini sonlandırmayacaklar. Bunların dayattığı uygulamaların hiçbirinin bilimsel ve hukuki temeli bulunmuyor ve bulunmadığı en başından beri ispat ediliyor, üzerine geçen bunca süre boyunca esnaf batıyor, on binlerce şüpheli ölüm gerçekleşiyor, yuvalar yıkılıyor, intiharlar tavan yapıyor, Sağlık Bakanlığının açıklamalarının bile gerçek olmadığı defalarca ispat ediliyor, aşıda aracı firma olup olmadığı hususunda bile Türk milletine defalarca yalan beyanda bulunulduğu ve türlü suçlar işlendiği somut şekilde ispat edilebiliyor ve daha sesli anlatılsa bile saatlerce anlatılması gereken hukuksuzluklar, zorbalıklar, arka plandaki gizli ittifaklar, art niyetler, yalan beyanlar, zarar ve ziyanlar göz önünde duruyor. Ne yazık ki idarecilerin bu kadar ayardan çıkmışlığına mani olması, müdahale etmesi gereken adli yetkililer işlerinin başında görünüyorlar ama işlerini yapmıyorlar. Bu şeytanların önlerinde cübbelerini ilikliyorlar. Devir, aynı Çavuşesku devrine benziyor.

Hiçbir millet, bu kadar alenen verilmek istenen zararlara boyun bükmek zorunda değildir. Hatta hiçbir millet bu kadarına maruz kalınca sakince oturup itaat edemez. İnsan kalmış hiç kimse bu kadarına da susamaz. Ülke ekonomisi kasten batırılıyor, küçük imalatçı ve satıcıların tamamı yok edilmek isteniyor, para/ticaret kendilerine bağlı dev firmalarda toplanmak isteniyor, ölmeyecek kişiler de kasten yanlış tedaviyle öldürülüyor, canlar kaybediliyor, evlatlar kaybediliyor, organlar çalınıyor, ekmek tekneleri yıkılıyor, insanlar artık aç geziyor, intiharlar patlamış gidiyor da hala bu millet nasıl tepkisiz kalsın.

Artık ya bütün bu art niyetli uygulamaları derhal kaldıracaklar ya da kendileri yıkılacaklar. Başka yolu yok…

Mehmet Fahri Sertkaya

Soylu’nun bot hesapları yine iş başında

Yine aynı oyunlar

İspat edilmiş türlü suçlarına rağmen hala hakkında gerçek bir soruşturma başlatılmamış olan Soysuz kişi, her zaman yaptırdığı şeyi şimdi de yaptırıyor.

Bot hesaplar iş başında… #SeninleyizSoylu etiketiyle atılan tweetler, ülkeyi yönetenlerin ne kadar ahlaksız ve namussuz olduklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Mehmet Fahri Sertkaya