O merkez, o münafıklardan temizlenecek

  • S.a. hocam. Anlayamadığım şeyler var, iki gün öncesine kadar “samimiyetinden, gayretinden şüphe duymadığımız muhterem büyüğümüz” dediniz. Bu kadar kısa sürede ne değişti ve neden bu kadar sert dönüş yapıldı? Aynısı Büyükgöze’de de olmuştu. Ona bir aralar “tam bir hizmet adamı” demiştiniz. Şimdi neden dönüş yapıldı. Bunları kavrayamıyorum. Özellikle Alihan bey ağabey konusunda şaşırdım. Sebepleri nelerdir? 2 gün içersinde ne oldu?

[03.04.2021 12:46] Mehmet Fahri Sertkaya:

v.a.s. İki gün böyle meselelerde çok çok uzun bir süre… Düşenler iki dakika içinde bile düşebiliyorlar. Ne olduğuna gelince, en son ve en sert ikazlar da fayda etmedi. Kendini düzeltmek yerine iyice nefsine, şeytanlarına, etrafındaki kadınlara ve münafıklara uydu. Haddini aştığı kısmı yaşadı. Maneviyat büyüklerinin gönüllerinden de düştü, üzerindeki himmet de kaldırıldı. Zaten benim o müdahalemden sonra önünde iki yol vardı. Ya derhal kendine gelip her şeyi düzeltmek ya da yine aynı duruşu sergileyip helak olmak.

Bu, Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma, herkes için böyle… Kimsenin ayağı sağlamda değil. Kimsenin garantisi yok. Herkese çokça merhamet ediliyor, çokça mühlet veriliyor, şefkat tokatları da geliyor ve bazılarına son safhada bu tokatlar sert de geliyor ama doğrulmayan yine de doğrulmuyor. Üstelik şefkat tokatların bile yanlış yorumluyor.

Herkes çokça gerildi. Cemaat içinde yaşananlar artık tahammül edilemez seviyeye geldi. Her şey eksik, aksak, sorunlu ve daha kötüsü yapılan her şey samimiyetsizce yapılıyor. Nihayet Akdeniz Toros’tan haram yayılıyor da hala kimse bir şey yapmıyor. Birkaç tane kadın, ellerinde tuttukları/oynattıkları erkekleri dünya ve ahiret felaketlerine sürüklerken, onlar vesilesiyle milyonlarca kardeşimizi ve yolumuzu da felaketlere sürüklüyorlar. Merkezdeki samimi hocaefendiler başta olmak üzere cemaatimiz içindeki bütün gerçek Süleymanlılar fazlasıyla doldular. Beklenen de yaşandı. Hazretimiz icap edenleri söyledi ve maneviyatı sağlam olan herkes bunları duydu ve şaşırmadılar da… Hiç kimse de bu kadar dibe vurulmuş bu hale sessiz ve tepkisiz kalacak değil… İcap edenler neyse kararlılıkla yapılacak. O merkez, o münafıklardan temizlenecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Ölü var mı, ölü?

Bütün dünya duydu, siz ordunuzdan, donanmanızdan neyi gizlemeye çalışıyorsunuz. O askeri denizaltınızda da geminizde de tarihe geçen anlarda yaşandı. Biz, yapmadan uzun süre önce her şeyi söylüyoruz, “bunu da yapmamız mümkündür” diyoruz. İkazlar ediyoruz. Siz neden dikkate almıyorsunuz. Şimdi etekleriniz tutuşmuş, nasıl gizlenebilir diye çırpınıyorsunuz. UFO, uçak, gemi, denizaltı hiç fark etmez, YİT asla af etmez. İstesek dünyanın siyasetçilerinin yarısını bir gecede öldürebiliriz.

Biz size piramitlerin bile metafizik çatışmalardan korunmak için yapıldığını anlatalı çok olmadı mı? Biz karanlığa kurşun mu sıkıyoruz, aleme nizam mı veriyoruz? Bu ayarları almazsanız işte böyle bocalarsınız. Biraz fazla şımardınız, bu bir ince ayardı, havanızı almak içindi. Bundan sonrasında ne yapmak isterseniz siz bilirsiniz, ne yaparsanız ona göre karşılık bulursunuz.

Dünya insanlığı bunu bilse, ne kadar da sarsılır

Rusya’ya ait o askeri denizaltının ve ayrıca askeri geminin mürettebatını biz çarptık. Şimdi yiyip içtiklerine bakar, zehirlenme zan edersiniz ya da gaz sızıntısı zan edersiniz ya da korona dersiniz ama öyle değil. Fena çarpıldılar. “Bizim meselemiz değildir” dediysem, “Bütün dünyayı başı boş bıraktım.” da demedim. Herkes durması gereken sınırı bilsin. Ayrıca askeri Rus denizaltılarında ve gemilerinde uyuşturucu taşınması kanunlara uygun muydu?

Sen hiçbir zaman büyük adam olmamalıydın

Hep büyük bir çocuk olarak, ana kuzusu olarak kalmalıydın.

Viran ettin mümbit bağları… Şimdi son bir şans olarak sert kayaya çarpman istendi, çarptın ama sarsılıp kendine geleceğine iyice haddi aştın. Hala anne sözüyle, kadınların sözleriyle yol almaya çabalıyorsun. Hala etrafın münafıklarla dolu ve kalbi yakınlıkla onları dinliyor ve hiç Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan onların istediklerini yapıyorsun. Şu yol için hiçbir şey yapmadın, aksayan hatta duran birçok kısma müdahale etmedin, umursamadın, hala umursamıyorsun ama şimdi karşımda durabilmek için çırpınıyor, elinden gelen her şeyi yapmayı deniyor, olanca hünerini sergiliyorsun.

Konuştun etrafına, dinlediler seni ve ne oldu? Suçlu psikolojisi taşıdığını, panik halinde olduğunu, nasıl da korktuğunu, ne kadar da aciz kaldığını gördüler. “Biz bu büne kadar böyle bir hal görmedik” dediler. “Demek ki anlatılanlar gerçek, şu haline, şu sözlerine bir bakın” dediler.

Sen, bu bataklığa yıllar önce bile isteye battın. Yıllar boyu sana merhamet edildi, fırsatlar verildi, imtihanın devam etti ama umursamadın. Nefsine, şeytanlarına, kadınlara, etrafındaki münafıklara uymaya devam ettin. Durmuş kalbe yapılan elektroşok misali sana vurulan son ve sert darbeler de fayda etmedi ve bittin. Artık kalbin tam manasıyla durdu, hayati fonksiyonlarını kaybetti ve büyüklerimizin gönlünde de değilsin.

Oturduğum yerden bile seni savuracak güce sahibim ama baştan da söylediğim gibi, ne kadar acınası hallere düşeceğini izleyeceğim. Nasıl da ibret-i alem olduğunu göreceğim. Gerçek yüzünün bütün cihan tarafından görülmesini sağlayacağım.

Bundan sonra bu yolun düşmanları yine benim düşmanlarım ama senin şahsının üzerinde elim yok. Sana gelecek yüzlerce sıkıntıyı/sorunu yaşanmadan önledim, yaşanmakta olanları önledim ama gelinen noktaya bak. Bu gün lanetler ettiğin mfs olmasaydı sen ne oraya gelebilirdin, ne orada iki gün durabilirdin. Ne de bu vakte kadar bu yolu ayakta tutabilirdin. Karşılarında devleşerek durdurduğum dünya kadar kişi, kesim, kuruluş, seni bir lokmada yerlerdi.

Haydi bakalım neyi, nereyi kaç gün idare edebileceksin.