“Aşının sonuçlarını kesinlikle bilmiyoruz. Çünkü ilk kez insanlar üstünde deneniyor”

Paris’te bir hastanenin bulaşıcı hastalıklar bölüm başkanlığını yapan Fransız Prof. Christian Perronne:

“Aşıların geliştirilmesi ve değerlendirilmesi aceleye getirildi ve şu ana dek bu aşıların etkinliği ya da tehlikeleri hakkında hiçbir bilgi ve belge yayımlanmadı. Sadece bu endüstriyel ilaç firmalarının yaptıkları basın açıklamalarına sahibiz.

İşin en kötü yanı da, bize sunulan bu ‘ilk aşılar’ aslında aşı değil, gen tedavisine yönelik ürünlerdir. Vücudumuza enjekte edecekleri ribonükleik asitler, kendi hücrelerimizin virüsün parçalarını üretmesine neden olacak. Bu tür bir aşının sonuçlarını kesinlikle bilmiyoruz, çünkü ilk kez insan üzerinde deneniyor.”

Fransız doktor Perronne: “Bu aşılarda GDO’lu domates gibi olacağız”

Perronne: “Vücudumuza enjekte edilecek yabancı bir RNA, DNA’mızı kodlayabilir ve daha sonra kromozomlarımıza entegre olabilir. Bu nedenle, genlerimizi kalıcı bir biçimde dönüştürme konusunda gerçek bir risk var. Spermlerin ya da yumurtaların nükleik asitlerini değiştirerek bu genetik modifikasyonların çocuklarımıza, gelecek kuşaklara dahi aktarılma olasılığı var.

Gerçeğe aykırı olarak ‘aşı’ diye adlandırdıkları bu gen terapisini destekleyenler ve teşvik edenler, sadece Fransızları değil, diğer tüm dünya vatandaşlarını kobay olarak kullanmak niyetindeler. Mısır ya da domates gibi genetiği değiştirilmiş ürünlerden olmak istemiyoruz.

Dehşete düşmüş durumdayım, çünkü her zaman aşılardan yana oldum ve aşı politikalarını oluşturan kurumlara yıllarca başkanlık ettim. Bugün bu son derece endişe verici plana dur demeliyiz. Louis Pasteur mezarında ters dönmüştür.”

“Bir terzi düşünün…”

İtalyan gazeteciler, “Mutasyona uğramış korona virüs için aşıları ne zaman test ettiler, ne zaman olumlu sonuç aldılar? Ortada açıklanan hiçbir resmi veri yokken böyle bir açıklamayı nasıl yapabiliyorlar?” sorusunu Dr. Stefano Montanari’ye yönelttiler.

Montanari şöyle dedi:

“Bir terzi düşünün diktiği elbisenin 1.90 boyundaki bir insana, 1.50 boyundaki bir insana, 120 kilo olan bir kişiye, 60 kilo olana kişiye de uygun olduğunu söylüyor. Durum bundan ibaret… Farklı ülkelerde farklı ilaç şirketleri tarafından üretilmiş bu aşıların hepsinin aynı olduğu düşünülemez. Bu aşılarda kullanılan mikro organizmalar ile ek maddelerin listesini istemek ve bağımsız laboratuvarlarda bu aşıların analizlerinin yapılabilmesi için numune talep etmek hakkımızdır. Aşı yaptıran kişiye imzalattırılan medeni ve cezai dokunulmazlık belgesi bu aşıları reddetmek için yeterli kanıttır aslında.”

‘Uzaylılar bizi ziyaret etti’

Dünyanın önde gelen eğitim kurumlarından Harvard Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan ve meşhur bilim adamı Stephen Hawking’le de yakın çalışan Avi Loeb, uzaylıların dünyaya iniş yaptığını duyurdu.

‘Uzaylılar yaklaşık 5 yıl önce dünyayı ziyaret etti’

“Evrende yalnız mıyız” sorusuna yanıtlar sık sık farklı coğrafyalardan ve akademik geçmişe sahip insanlardan gelirken, dünyanın önde gelen saygın üniversitelerinden Harvard Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Profesör Avi Loeb, uzaylıların çoktan dünyayı ziyaret ettiğini iddia etti.

“Extraterrestrial: The First Sign of Intelligent Life Beyond Earth” isimli kitabını yayınlayan 58 yaşındaki Loeb, uzaylıların yaklaşık 5 yıl önce dünyayı ziyaret ettiğini yazdı.

2018 yılında vefat eden ünlü astrofizikçi Stephen Hawking ile yakın temasta çalışan Loeb, “2017 yılının Ekim ayında uzaylı ziyaretçiler dünyaya geldi. Astronomlar çok hızlı hareket eden bir obje gördü ve bunun başka bir yıldızdan gelmiş olduğuna kanaat getirdi” dedi.

Bu ziyaretçilere Hawaii dilinde gezgin anlamına gelen Oumuamu adını verdiğini söylerken, “Kullandıkları araç bir tekneye benziyordu fakat hızlanmak için ışık kullanıyorlardı” dedi. Bilim dünyasında birçok insanın kendisini eleştirdiğini de söyleyen Loeb, “Biz kendimizi eşsiz ve özel görme küstahlığına sahibiz. Burada doğru yaklaşım mütevazı olmak olmalı. Başka kültürler olduğunu bilmeli ve onları bulmaya çalışmalıyız” ifadesini kullandı.

Bilim adamı, “uzay gemisinin” güneşin etrafında döndükten sonra beklenmedik bir şekilde hız kazandığını da söyleyerek, “Normalde meteorların yakınlarındaki bir yıldızın çıkardığı gaz ya da parçacıklar tarafından hızlanması normal bir şey fakat orada böyle bir durum yoktu. Ayrıca parlayıp sönüyordu. Bu da onun parlak bir metalden yapılma olduğunu gösteriyor” dedi.