Akıl hastalığı olarak tanımlanmalı

Ne kadına dönüşebilmiş ne de erkek kalabilmiş. Erkekten dönme IMF Başkanı Christine Lagarde, rahatsız edici bir görüntüye girmiş. Psikolojisindeki bozukluğun yüksek şiddette olduğu, en sakin anlarında bile el ve beden diline ve en çok da gözlerine yansır olmuş.

Cinsiyet değiştirme isteği akıl ve ruh hastalıkları arasında tanımlanmalı ve devletler buna izin vermeyip desteğe muhtaç bu hastaları tedavi altına aldırmalı.

İnsanların böyle acınası hallere düşmesini hoş/normal görmeyi medenilik gibi dayatan insanlık düşmanı Yahudi/Mason basın ve medyası ise en baştan çökertilmeli. Dünyanın pek çok ülkesinde ünlü kişilerin cinsiyet değiştirmesi emrini vererek bunlar üzerinden dünya insanlığını felaketlere sürüklemek isteyen bir Ankebut Ağı ve bu ağı yöneten konseyler var. Hollywood ünlülerinin 5-7 yaşındaki çocuklarının cinsiyet değiştirmesini emir edenler de bunlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sabetaycı gizli Yahudi Necmettin Erbakan’ın “Davam” kitabı…

Sabetaycı gizli Yahudi Necmettin Erbakan’ın “Davam” kitabı…

Tahrif olmuş, aslından bozulmuş Matta İncil’ini kaynak alıyor. Halbuki İsa aleyhisselamın ve tahrif olmamış gerçek İncil’in, İsa aleyhisselamdan sonra hz. peygamberimizin (s.a.v.) geleceğini haber verdiğine temas edilmiş olan sahih hadisler var ve bunlar çok meşhur hadis-i şerifler. Neden bu hadis-i şerifleri kaynak almak yerine tahrif edilmiş Matta İncil’ini kaynak almış? Neden hiç değilse “Hatta bilir misiniz, muharref Matta İncil’inde bile şöyle bir cümle geçer” dememiş? Neden?

Erbakan, hem İslam dinine dair genel kültür seviyesinde bir bilginin dışında, hiçbir ilmi temeli olmadığı için, hem de zaten Müslüman olmadığı, art niyetli olduğu için böyle davranıyordu.

Ya sonraki paragrafta yazdıklarına ne demeli? Sanki daha önceki bütün hak peygamberler zamanında ilim, ahlak, adalet, nizam-ı alem eksik kalmış, tam ayarında olmamış da sadece hz. Peygamberimiz zamanında insanlığın ihtiyaç duyduğu ilim, ahlak, hikmet, adalet seviyesi mümkün olabilmiş gibi bir manadan başka bir şey çıkmıyor.

Daha aşağıdaki cümlelerinde “İslam demek adil düzen demektir.” demiş. Adil düzen yani küfrün tüzüğüne bağlı herhangi bir siyasi parti iken onlarca sene “İslami parti” diye anılan kendi küfür partisi… Ya da bilinen diğer isimleri ile Milli Nizam, Refah, Fazilet, Saadet…

Kitabın ismi bile samimiyetsizce duruyor. Hitler’in Mein Kampf’ı yani bilinen adı ile “Kavgam”ı taklit edilmiş gibi… Kitabının ön kapağının altına büyük punto ile ve tamamı büyük harflerle “Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım” yazılması da ayrı bir samimiyetsizlik…

Sahtekarlık ve hatta ihanet…

Sabetaycı gizli Yahudi Necmettin Erbakan’ın hayatının hiçbir döneminde kitap yazabilecek vasfı/seviyesi/birikimi olmadı. Onun işi, önemli konuları sağdan soldan dinlemek ya da okumak, sonra aklında kalanları bir araya getirmek, nutuk vermek, anlatmak, şovunu yapmaktı. Hayatı boyunca bundan başka bir şey yapmadı. Zaten bu kadarını da samimiyetle yapmadı. Şu rezil haldeki “Davam” kitabını Necmettin Erbakan yazmadı. Kendisi yazsa, bundan da rezil bir şey ortaya çıkardı. Kitabını, ömrünün sonuna kadar ısrarla savunduğu Sabetaycı gizli Yahudi Adnan Oktar’ın da hep yaptığı gibi başkasına yazdırdı. Yazdırdığı kişi de Türkiye’deki Sabetaycı gizli Yahudi hainlerden biriydi. Kendi hain cemaatinden olan bu kişi tanınmış bir yazar falan değildi ama biraz kalem kullanırdı.

Başkasına yazdırdığı bu kitabı baskı öncesi okudu, ufak tefek müdahaleler yaptı ve neşretti. Erbakan’ın hayatının her dönemi sahtekarlıkla geçti.

Zaten İslami eserleri biraz okumuşluğu olan bütün Müslümanlar, Davam kitabının yazarının İslami konulara ve terimlere hakim olmadığını anlar.

Mehmer Fahri Sertkaya